Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2011/308-2011/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Z. Z. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Polimod 10 Oral Vials isimli ürünün dünya üzerindeki sahibi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkile ait ürünün Türkiye' de pazarlanması ve dağıtılmasına ilişkin 23.03.2009 tarihli lisans ve distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ürünün Türkiye'de ruhsatlandırılması için müvekkili tarafından ürün dosyasının ve tek satıcılık yetkisinin davalıya gönderildiğini, davalının da T.C. Sağlık Bakanlığı'na ruhsatname başvurusu yaptığını, 2009 yılının sonundan itibaren davalı ile irtibatın koptuğunu, yapılan araştırmalarda davalının ekonomik olarak zor durumda olduğunu tespit ettiklerini, borca batık olduğu ve ürünü pazarlama yetkisinin kaybettiğini öğrendiklerini, bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini, ileri sürerek 23.03.2009 tarihli lisans ve distribütörlük sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğini ve tek satıcılık yetkisinin geri alındığının tespitine, davalı yana teslim edilen mevcut ürün dosyasının tüm bilgi ve belgelerin iadesine, T.C. Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü nezdindeki ruhsat başvuru dosyasının müvekkilinin tek satıcılık yetkisi tanıdığı/tanıyacağı Türkiye dahilinde sanat icrasından mezun başka bir firmaya devrine veya müvekkiline devir hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahkim ilk itirazında bulunarak davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin süresinde yaptığı tahkim ilk itirazının sözleşmenin 15. maddesinde düzenmekle HMK 412 maddesine uygun tahkim sözleşmesinin tespitiyle HMK 413 maddesi gereği usulune uygun tahkim ilk itirazının kabülüne, tahkim itirazının kabulü nedeniyle HMK 413/1. bendi 2. cümle gereği davacının açtığı davanın usulden reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak; 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 2. maddesinde sözleşmelerin Türkçe düzenlenmesi öngörülmüştür. Davacı tarafından dava dilekçesine eklenen tahkim şartını içeren sözleşmenin ise İngilizce düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece tahkim şartının geçerli olup olmadığı değerlendirilip tahkim itirazının buna göre karara bağlanması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.