Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Referans kopyala
Görüntüleme Ayarları:
kamulaştırmasız el konulan taşınmaz • ecrimisil bedeli

Dava dilekçesinde, Aydın İli Kuşadası İlçesi A1 Mahallesi 310 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vekili Av.K1 geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili Av.K2 ile davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili Av.K3 geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davaya konu taşınmaza davalılar tarafından enerji nakil hattı geçirmek ve elektrik direkleri dikmek amacıyla 2001 yılında kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen el konulduğunu, taşınmaza fiilen el atan idareler ile uzlaşmak istemediklerini beyan ettiklerini, Kamulaştırma Yasasının Geçici 6.maddesi ile getirilen düzenlemede idareye uzlaşmak için başvurmanın zorunlu olmadığını, idareye başvurmadan da kamulaştırmasız el koyma hükümlerine göre bedel davası açılabileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL taşınmaz yer ve irtifak hakkı bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca mahkemece bedel belirlendikten sonra düzeltme ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin el koyda tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiş, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin olup mahkemece, davacının uzlaşma yoluna gitmeden dava açtığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kamulaştırma Kanununa 5999 sayılı Kanunla eklenen ve 30.06.2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici 6. maddesinde “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış ./..

olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır” hükmü getirilmiş, 25.02.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanunun Geçici 2. maddesiyle de “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş yıl süreyle geçerli olmak üzere; 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesi hükmü, 04/11/1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerine de uygulanır” denilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 22. 02.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 01.11.2012 tarih ve 2010/83 Esas-2012/169 Karar sayılı kararı ile uzlaşma dava şartı sayılmış, 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi ise iptal edilmiş, ancak iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra kanunlaşan ve 11.06.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6487 Sayılı Kanunun 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. maddesi değiştirilmiştir. Değiştirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasında “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09/10/1956 tarihi ile 04/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.” denilmiş, 10 fıkrasında ise “Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir” hükmü getirilmiştir.

Yukarıda açıklanan bu düzenlemeler karşısında 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında el atılan taşınmazlar için 6487 sayılı Yasanın yayımlanmasından sonra açılan davalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmekte, öncesinde açılan davalar için ise uzlaşma yoluna başvurulması için üç aylık süre öngörülmekle birlikte uzlaşmaya başvurulması zorunluluk haline getirilmemektedir. Dosya arasına alınan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davaya konu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı ve 6487 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce davanın açılmış olması hususları dikkate alındığında uzlaşmaya gidilmemesi nedeniyle davanın reddi yoluna gidilemeyeceğinden, mahkemece taraflara ait tüm deliller toplanarak işin esasına girilip gerekli araştırmalar yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalcılar yararına takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar taraflara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

©2019 On İki Levha Yayıncılık A.Ş.