Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Referans kopyala
Görüntüleme Ayarları:
davadan feragat • davadan feragat

Davacı, 1.3.1991-1.9.1994 tarihleri arasında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava hukuksal nitelikçe 1.3.1991-1.9.1994 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davacı 1.3.1991-1.9.1994 tarihleri arasında tarımda kendi nam ve hesabına çalıştığı, teslim ettiği ürün bedellerinden Kurum yararına tevkifat yapıldığı, 2926 sayılı Yasanın 10. maddesinde sayılan kuruluşlarda kaydının bulunduğu halde Kurumun re'sen tescil yükümlülüğünü de yerine getirmediğinden bahisle 1.3.1991-1.9.1994 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı olduğunun tesbiti istemiyle dava açmıştır. Davacı vekili 13.10.2004 tarihli duruşma sırasında davadan vazgeçtiğini bildirmiş, bunun üzerine yerel mahkemece davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının davadan vazgeçmesi HUMK.'nun 91 ve müteakip maddelerine göre feragat anlamındadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalılık süresinin tesbitine ilişkin bu-kabil davalardan feragat edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vazgeçmesidir. Feragat ile yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçilir. Davadan feragat sonucunda feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz.

1982 Anayasa'sının 12. maddesinde "Herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz devir edilemez, vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu" 60. maddesinde ise "Herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu" düzenlenmiştir. Hal böyle olunca da sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu açıktır.

2926 sayılı Yasanın 5. maddesinde bu ilke aynen benimsenerek "kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanların 18 yaşını (4956 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 22 yaşını) doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı" belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda yükümlülüktür.

Öte yandan bu nitelikteki davaların amacı, çalışmalarının karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Bu nedenle feragat etmekle davacı sadece açtığı davadan değil "sigortalı olduğunun tespitinden" giderek "sosyal güvenlik hakkından" vazgeçilmektedir. Bu nitelikteki bir feragatin Anayasa'da yer alan ilkelere ve 2926 sayılı Yasanın 5. maddesinin emredici hükümlerine aykırı olduğu açıktır.

Mahkemece davanın yukarıda açıklanan hukuksal niteliği gözönünde tutularak işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (Yargıtay HGK. 11.2.2004 gün 2004/21-54 E., 2004/54 K.)

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 8.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

©2019 On İki Levha Yayıncılık A.Ş.