Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

DAVACI : V. Ö. VEK.AV.G. Ş.

DAVALI : F. C. VEK.AV.E. X.

Dava dilekçesinde 1.440,00 YTL alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davada, davalının 1.7.2001 tarihli sözleşme ile kiracısı olduğu taşınmazı sözleşmenin kendiliğinden bir yıl daha uzamış olmasına rağmen eken tahliye ettiği, yapılan tamiratlar nedeniyle taşınmazın yeniden 1.7.2003 tarihinde kiraya verilebildiği, ancak bu süre içerisindeki apartman ortak aidat gederinin davacılar tarafından ödendiği ileri sürülerek, 10 aylık ortak gider bedeli olan 1.440,00 YTL'nin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile %40 tazminatın tahsili istenilmiştir.

Mahkemece; kiracının taşınmazı fiilen terk etmiş olmasına rağmen kiracılık sıfatının dönem sonuna kadar devam edeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kural olarak kiracının mecuru erken tahliyesi halinde dönem sonuna kadar olan borçlarından sorumlu olacağı kabul edilse de; davacı kiralayanın da BK.nun 44 ve 98/2. maddeleri gereğince zararın artmaması, yani mecurun yeniden kiraya verilebilmesi için gerekli çabayı sarfetmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece kiralananın aynı bedel ve şartlarla ne kadar süre içerisinde yeniden kiraya verilebileceği bilirkişi marifetiyle saptanıp, belirlenen süre ile sınırlı olarak davalının ödemesi gereken apartman aidat giderine hükmedilmelidir.

Kaldı ki; yanlar arasında erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira bedelinin tahsili için İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/314 esasında dava açılmış olup, bu dava sırasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için gereken süre 3 ay olarak belirlenmiştir.

O halde, mahkemece yukarıda bahsi geçen dava sonucunun beklenilerek kesinleşmesi halinde hükme esas teşkil eden bilirkişi raporundaki makul süreyle sınırlı olarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.