Printing Options: PDF - Print/save TIFF file - Save / print (WORD)
Display setting:

TARİHİ : 26.05.2023

HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki, hakem heyeti kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı asıl ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasındaki taşeronluk sözleşmesine dayalı uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla tahkim yoluna başvurduklarını, hakem heyetinin usulüne uygun tebligat yapmadan, dava dilekçesinin sunulmadığı ve masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle, tahkim yargılamasının sonlandırılmasına karar verdiğini ileri sürerek, hakem heyeti kararının iptaline, hakem kurulunun yetkisizliğine, uyuşmazlığın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/999 Esas sayılı dosyasında açtığı davada çözümlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bir aylık sürede açılmadığını, davacının, hakem heyetinin kendisine gönderdiği tebligatları almaktan imtina ettiğini, kendisi tarafından hakem heyetine bildirilen elektronik postalara cevap vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyetince davacıya bir çok kez davetiye çıkarıldığı, posta kayıtları incelendiğinde davacının tebligatları almaktan imtina ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca hakem heteyince belirlenen avansı da ödemediği, hakem heyetince tahkim yargılamasından bir sonuç alınamayacağı gerekçesi ile yargılamanın sona erdirildiği, hakem heyeti kararında tarafların hukuki dinlenilme ve savunma haklarını ihlal eden bir durum bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın HMK'nın 439/2. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı taraf temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz başvuru dilekçesinde; sözleşmedeki hakem şartının, mutlak ve kesin olmadığından geçersiz olduğunu, hakem heyetinin tüm tebligatları mahkeme aracılığı ile yapması gerekirken, bu kurala uyulmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hakem heyetinin tüm işlemlerinin usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 92/2, 370/4 ve 439/4 üncü maddeleri

3. Değerlendirme

Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 439/4 üncü maddesine göre, iptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihinden itibaren başlar. Burada belirtilen bir aylık süre, hukuki niteliği itibariyle hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.

Aynı Yasanın 92/2 nci maddesi uyarınca, süre; hafta, ay ve veya yıl olarak belirlenmiş ise, başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter.

Somut olayda, hakem heyeti kararı davacı tarafa 20.02.2023 tarihinde tebliği edilmiş olup, davacı bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 21.03.2023 tarihinde iptal davası açmıştır.

Bu durumda, mahkemece bir aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370/4 üncü maddesi hükmü gereğidir.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretini, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Dosyanın, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.