7. CD., E. 2016/1747 K. 2018/770 T. 24.1.2018
Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Referans kopyala
Görüntüleme Ayarları:
iştirak • toplu kaçakçılık • müsadere

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 4926 sayılı Kanuna muhalefet

HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Sanık ...'in temyiz istemine ilişkin incelemede;

Eylemin toplu kaçakçılık suçu oluşturması ve bozma içeriğine göre tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarih, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 325 ve 5271 sayılı CMK.nun 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz yetmeyen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/578 Esas ve 2007/8 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen ancak Dairemizin 14.02.2011 tarihli, 2009/2354 Esas ve 2011/1474 Karar sayılı ilamı ile diğer sanık ... hakkındaki bozmadan CMUK.nun 325. maddesi uyarınca yararlandırılan sanık hakkında, Mahkemenin Dairemizin bozma kararına uyarak verdiği 30.05.2012 tarihli hükmü sanığın temyiz etme hakkı bulunmadığından, CMUK.nun 317. maddesi gereğince temyiz isteğinin REDDİNE,

II- Sanık ...'ın temyiz istemine ilişkin incelemede;

30.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu belirtilmiş ise de; dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle araç müsaderesinin TCK.nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı olacağı dikkate alınarak dava konusu nakil vasıtasının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca; ... plakalı aracın ise 4926 sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince ZORALIMINA, zoralımın gerçekleşmemesi halinde araç için yatırılmış teminatın 4926 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince hazineye gelir yazılmasına, araç üzerindeki tedbir şerhinin devamına," cümlesinin çıkarılarak yerine "5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 54/1-3. maddelerindeki müsadere koşulları oluşmadığı anlaşıldığından aracın müsaderesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde aracın trafik kaydına konulan tedbir şerhinin kaldırılmasına” cümlesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2018 günü oybirliğiyle karar verildi.

©2018 On İki Levha Yayıncılık A.Ş.