Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 3164-44

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ... ve ... ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-5, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve mahsuba, ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 55. maddesi gereğince müsadereye, sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... ...'ın ise aynı Kanun'un 188/3-5, 62, 52/2-4, 53, 54... . maddeleri gereğince 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.09.2023 tarihli ve 65-364 sayılı ve sanıklar ... ile ... yönünden resen de istinafa tabi olan hükümlerin, sanıkların müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince 10.01.2024 tarih ve 3164-44 sayı ile; sanıklar ... ve ... yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... bakımından ise müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Söz konusu hükümlerin sanıkların müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 03.12.2024 tarih ve 3514-25600 sayı ile; "5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin 'aynı yönde' hareket etmeleri gerektiği, somut olayda sanıklar ... ve ... aynı yönde birlikte hareket ediyorlar ise de; sanık ...'un tanık ...'e uyarıcı madde satması eyleminde diğer sanıklarla birlikte aynı yönde hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlendiğinin kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmolunan temel cezaların 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.02.2025 tarih ve 25482 sayı ile; "…Hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan işlem yapılan ve uyuşturucu maddeyi bütün aşamalarda sanık ...'dan para karşılığı aldığını beyan eden tanık ...'den ele geçen uyuşturucu maddeyi, sanık ...'dan alan sanık ...'nın sanık ...'a verdiği, bilahare sanıkların aynı mahiyette uyuşturucu maddelerle yakalandıkları, sanıkların uyuşturucu madde ticareti amacıyla birlikte hareket ettikleri dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ticareti suçlarında 'ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi' demek suretiyle seçimlik hareketler düzenlenmiştir. Aynı kanunun beşinci fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti başlığı altında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiştir. Dolayısı ile madde metninden, aynı seçimlik hareketi yerine getiren üç veya daha fazla kişiye verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı, aynı suçu işlemek amacıyla bir araya gelen ancak uyuşturucu madde ticareti suçunun işlenebilmesi için farklı seçimlik hareketleri yapan sanıklar hakkında ise cezanın yarı oranında arttırılamayacağı sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Aksi taktirde doğası gereği, uyuşturucu maddeyi satmak, sevk etmek, nakletmek ve depolamak amacıyla bir araya gelen üç veya daha fazla kişinin, farklı seçimlik hareketleri yapmak üzere bir araya gelmek suretiyle işledikleri uyuşturucu madde ticareti suçu ile mücadele yara alacaktır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 03.03.2025 tarih ve 567-2122 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KONUSU

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; uyuşturucu madde ticareti yapma suçları sabit olan sanıklar hakkında ''...üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında...artırılır.'' hükmünü içeren TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

28.11.2022 tarihli yakalama ve arama tutanağına göre; Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak 28.11.2022 tarihinde yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; sanıklar ... ve ...'un birlikte Nusratiye Mahallesinde uyuşturucu madde sattıkları bilgisinin elde edildiği, bunun üzerine görevlilerce aynı gün saat 17.20 sıralarında Nusratiye Mahallesi ve çevresinde devriye görevine başlandığı, saat 17.35 sıralarında sanık ...’un 5005. Sokak, No: ... sayılı adreste faaliyet gösteren oto tamir dükkanının önünde görülmesi üzerine, adı geçenin ve söz konusu iş yerinin belirli bir mesafeden izlenmeye başlandığı, saat 17.45 sıralarında sanık ...’nın, yanındaki bir bayan ile birlikte söz konusu iş yerine girdiğinin, saat 18.00 sıralarında ise bir şahsın iş yerinden çıkıp sokak üzerinde kısa bir süre yürüdükten sonra, geri dönüp bahsi geçen iş yerine doğru ilerlediğinin görüldüğü, bunun üzerine görevlilerce yanına gidilen söz konusu şahsın durdurulduğu, polis kimlik kartları gösterildikten sonra yapılan kimlik tespitinde tanık ... olduğunun tespit edildiği, üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda tanığın; ''Üzerimde metamfetamin var.'' şeklinde cevap verip beyaz kâğıt parçasına sarılı olan ve daralı ağırlığı 0,10 gram gelen bir parça hâlindeki suç konusu metamfetamini görevlilere teslim ettiği, görevlilerce refakate alınan tanık ile birlikte söz konusu iş yerine girilip polis kimlik kartları gösterildiğinde; sanık ...'un, alüminyum folyoya sarılı olan ve daralı ağırlığı 0,50 gram gelen suç konusu metamfetamini yere attığı, görevlilerce uyuşturucu madde muhafaza altına alındıktan sonra iş yerinde bulunan sanıklar ... ile ...’nın ve yapılan kimlik kontrolleri neticesinde sanık ...'nın eşi olduğu anlaşılan sanık ... ile iş yerinin sahibi olduğu tespit edilen tanık ...'nın yakalandıkları, görevlilerce sanıklar ile tanıkların ekip araçlarıyla Narkotik Şube Amirliğine getirildikleri, otoparkta sanıklar ile tanıkların araçlardan indirildikleri sırada, sanık ...'ın göğsünden çıkardığı alüminyum folyoya sarılı olan bir maddeyi parçalamaya başladığı, görevlilerce sanığa müdahale edilip elindeki maddenin muhafaza altına alındığı, yapılan inceleme neticesinde; söz konusu maddenin daralı ağırlığı 3 gram gelen suç konusu metamfetamin olduğu,

Konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatlarına ve 28.11.2022 tarihli yazılı arama emrine istinaden sanıkların yapılan üst aramalarında; sanık ...'un üzerinde bir adet cep telefonu ile toplam 200 TL'nin, sanık ...'ın üzerinde bir adet cep telefonu ile cüzdanında bulunan kırmızı reçeteye tabi olan, suboxone adlı bir adet tabletin, sanık ...’nın üzerinde ise bir adet cep telefonunun ele geçirildiği, sanıklar ... ve ...'ın ikamet ettiği ... Mahallesi, 101027. Sokak, No: ... sayılı adreste aynı gün saat 21.40 sıralarında, söz konusu yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada; yatak odasındaki giyinme dolabının üzerindeki üç adet suç konusu tablet ile salondaki vestiyerin üzerinde bulunan ve bir kısmı kullanılmış rulo hâlindeki bir adet alüminyum folyonun ele geçirildiği, tanık ...'a ait iş yerinde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı,

Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 28.12.2022 tarihli raporlarına göre; tanık ...'den ele geçirilen beyaz renkli kristalize maddenin net 0,08 gram, sanık ...'dan ele geçirilen beyaz renkli katı maddenin net 0,345 gram, sanık ...'dan ele geçirilen beyaz renkli katı maddenin net 1,495 gram metamfetamin, konutta yapılan aramada ele geçirilen üç adet tabletin toplam net 0,105 gram MDMA içerdiği, sanık ...'ın cüzdanında bulunan bir adet tabletin ise kırmızı reçeteye tabi olan ve buprenorphine ile naloxone adlı etken maddeleri içeren suboxone adlı ilaç olduğu,

Kolluk tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre; tanık ...'in, müdafii huzurunda gerçekleştirilen gerek ilk gerekse şahısların yerleri değiştirilerek yapılan ikinci teşhiste, kendisine gösterilen sekiz (8) farklı şahsa ait fotoğrafların arasından sanıklar ... ile ...'nın fotoğraflarını göstererek 28.11.2022 tarihinde kendisinden ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeyi, 100 TL karşılığında sanık ...'dan satın aldığını, adı geçenden almış olduğu uyuşturucu maddeyi ise sanık ...’nın getirdiğini beyan ettiği,

Kovuşturma evresinde düzenlenen 30.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık ...'un kullandığı 0*** 0** ** ** numaralı hattın takılı bulunduğu cep telefonu üzerinde yapılan incelemede; sanık ...'nın kullandığı 0*** *** ** 0* numaralı hattan, sanık ...'un kullandığı hatta 27.11.2022 tarihinde, saat 21.08'de "Lavaboya girmiş, 10 gram buz diyon demi.", 28.11.2022 tarihinde, saat 03.46'da "Kral künye fiyatı ney, kaç gram ve kaç ayar 18 mi, 14 ayar mi, altın demi.", aynı gün saat 03.47’de "Benim adamdan alacağıma denk geliyor mu, ona göre kefil olayım, size yarın saat kaçta ödeme yapıp emaneti alacaksın, ona göre adam.", aynı gün saat 04.40’da "Kral ilaç yok, yarın gelecek." şeklinde mesajlar gönderildiği, sanık ...'un kullandığı hattan sanık ...'nın kullandığı hatta gönderilen mesajlar için sanık ...'un telefonunda 28.11.2022 tarihli klasörün oluşturulduğu, sanık ...'un kullandığı cep telefonunun özelliği nedeniyle, klasöre kayıt edilen mesajların gönderildiği tarih ve saate ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, bu kapsamda sanık ...'un kullandığı hattan sanık ...'nın kullandığı hatta gönderilen mesajlardan bir kısmının; "Kral, bir jarjörde, ilaç.", "Kral, bende bu tarafa mahcup olmayayım,…benim param orada kalmaz.", "Kral,…gene künyede mi, sana güveniyorum.", "Kral, fazlası, beş bin tutuyo.", "Künye verek mi, para çıkmadı, daha doğrusu para bekliyorduk, yarına kaldı, ben künye verecem, ama yarın alacam emanet olarak." şeklinde olduğu,

Anlaşılmaktadır.

Tanık ... aşamalarda; tanık ... ile sanık ...’u tanıdığını, diğer sanıkları ise tanımadığını, olay günü işleri nedeniyle iş yerinden ayrıldığını, bu sırada iş yerinde tanık ... ile sanık ...'un bulunduğunu, bir süre sonra geri geldiğinde sanıklar ... ve ...'ı da iş yerinde gördüğünü, uyuşturucu madde alışverişine şahit olmadığını,

Tutanak düzenleyici tanıklar ... ve ... mahkemede; altında imzası bulunan olay tutanağının doğru olduğunu, olay tarihinde iş yerinin önünde ilk olarak sanık ...'u gördüklerini, bir süre sonra sanıklar ... ve ...'ın da iş yerine geldiklerini, sanıkların hep birlikte içeride oturduklarını, iş yerinin içinde uyuşturucu madde alışverişi yapıldığına dair bir gözlemlerinin olmadığını, bir süre sonra iş yerinden çıkan tanık ...'i durdurduklarını ve adı geçenin suç konusu uyuşturucu maddeyi teslim ettiğini, ardından iş yerine girdiklerini, bu esnada sanık ...'un suç konusu metamfetamini yere attığını, sanık ...’ın da emniyetin otoparkında araçtan indiği sırada göğsünden çıkardığı uyuşturucu maddeyi parçalamaya çalıştığını,

Tanık ... aşamalarda; metamfetamin kullandığını, sanık ...’un uyuşturucu madde sattığını, olay tarihinden üç gün önce tanık ...’ın iş yerinde oturduğu sırada sanık ...’un geldiğini, sanığın iş yerinde metamfetamin kullanması üzerine sanığa uyuşturucu madde satıp satmayacağını sorduğunu, olumlu cevap veren sanıktan 100 TL karşılığında kullanmak amacıyla bir miktar metamfetamin satın aldığını, olay günü söz konusu iş yerinin önünde gördüğünü sanığın yanına giderek, 100 TL karşılığında metamfetamin satın almak istediğini söylediğini, sanığın; ''Şu anda elimde yok, ama birazdan arkadaşım getirecek, sana da veririm.'' dediğini, bunun üzerine sanığın yanından ayrılıp eve gittiğini, yaklaşık yarım saat sonra geri gelip iş yerinin önünde sanık ... ile konuştuğu esnada, sanıklar ... ve ...'ın geldiğini, bunun üzerine sanık ...'un; ''Dışarıda bekle.'' diyerek kendisinden 100 TL aldığını ve ardından diğer sanıklarla birlikte iş yerine girdiğini, hatta bu sırada sanık ...'ın göğsünden çıkardığı bir şeyi sanık ...'ya verdiğini gördüğünü, kısa bir süre sonra yanına geri gelen sanık ...'un suç konusu uyuşturucu maddeyi kendisine verdiğini, uyuşturucu maddeyi sanık ...'nın getirdiğini düşündüğünü, sanıklar ... ile ...'un birlikte uyuşturucu madde sattıklarını,

İfade etmişlerdir.

Sanık ... soruşturma evresinde; yaklaşık on beş yıldır uyuşturucu madde kullandığını, olay günü öğleden sonra tanık ...'ın iş yerine gittiğini, içeri girdiğinde adı geçenin yanında tanık ...'i gördüğünü, iş yerinde kısa bir süre durduktan sonra tanıklara kahve almak amacıyla dışarı çıktığını, sokakta yürürken sanıklar ... ve ... ile karşılaştığını, adı geçenlerin de söz konusu iş yerine gittiklerini öğrendiğini, kahveleri alıp iş yerine geri geldikten sonra, tanıklar ve sanıklar ile birlikte oturdukları esnada polislerin geldiğini, tanık ...'e uyuşturucu madde satmadığını, görevlilerce iş yerinde yerde ele geçirilen uyuşturucu madde ile herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını,

Kovuşturma evresinde; Sanık ...’nın uyuşturucu madde sattığını, olay tarihinden bir gün önce kullanmak amacıyla uyuşturucu madde almak için sanık ... ile telefonda görüştüğünü, bu görüşmede sanığın; ''Sen yerini söyle, ben yanına geleyi.'' dediğini, bunun üzerine olay günü tanık ...'ın iş yerine gittiğini, bir süre sonra yanına gelen sanık ...'nın, yanında uyuşturucu madde bulunmadığını söylediğini, bu nedenle aralarında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleşmediğini, suçlamayı kabul etmediğini,

Sanık ... ... aşamalarda; uyuşturucu madde kullandığını, tanık ...’i tanımadığını, sanık ...'un uyuşturucu madde sattığını, olay tarihinde telefonda görüştüğü adı geçenden kullanmak amacıyla uyuşturucu madde istediğini, sanığın olumlu cevap verip bulunduğu adresi tarif etmesi üzerine, eşi olan sanık ... ile birlikte tanık ...'ın iş yerine gittiklerini, burada sanık ...'dan 1000 TL karşılığında metamfetamin satın aldığını, tam bu esnada polisleri fark edip suç konusu uyuşturucu maddeyi saklaması için sanık ...'a verdiğini, yine adı geçenin cüzdanında ele geçirilen kırmızı reçeteye tabi ilacın da kendisine ait olduğunu, evinde ele geçirilen üç adet tabletin ise kime ait olduğunu bilmediğini, arama sırasında vestiyerin üzerinde bulunan rulo hâlindeki alüminyum folyonun ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini,

Sanık ... ... aşamalarda; uyuşturucu madde kullandığını, söz konusu maddeyi sanık ...'nın temin edip eve getirdiğini, tanık ... ile sanık ...'u tanımadığını, olay tarihinde sanık ...'nın uyuşturucu madde satın almak amacıyla dışarı çıkmayı teklif ettiğini, adı geçenle birlikte evden çıkıp sokakta bir süre yürüdükten sonra bir oto tamir dükkanına geldiklerini, içeriye girip sanık ... ile buluştuklarını, sanık ...'nın 1000 TL karşılığında adı geçenden metamfetamin satın aldığını, ardından suç konusu maddeyi saklaması için kendisine verdiğini, uyuşturucu maddeyi göğsüne yerleştirdikten kısa bir süre sonra polislerin geldiğini, emniyetin otoparkında ekip aracından indiği esnada, uyuşturucu maddeyi göğsünden çıkarıp parçalamaya çalıştığını, cüzdanında ele geçirilen kırımızı reçeteye tabi ilacın da sanık ...'ya ait olduğunu, evinde ele geçirilen suç konusu tabletlerin kime ait olduğunu bilmediğini, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını,

Savunmuşlardır.

V. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

TCK'nın "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" başlıklı 188. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkraları suç tarihi itibarıyla şöyledir;

"(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

(4) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,

...

hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.".

Madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevki, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, 188. maddenin 1 ve 2. fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması yeterlidir.

Dördüncü fıkranın (a) bendine göre, uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması, üçüncü fıkrada tanımlanan suçun konu bakımından nitelikli unsurunu oluşturmakta ve bu fıkraya göre verilecek cezanın artırılmasını gerektirmektedir.

28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la TCK'nın 188. maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı öngörülmüştür. Düzenlemenin gerekçesi, üç ya da daha fazla kişinin birlikte hareket etmesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemeyi kolaylaştırması ve suçla mücadeleyi zorlaştırması olarak ifade edilmiştir.

İhtilafın özünü, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında yer alan; suçun "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden ne anlaşılması gerektiği hususu oluşturmaktadır.

Yüksek Genel Kurulun 31.01.2017 tarihli ve 840-35; 16.05.2017 tarihli ve 1123-270; 25.06.2019 tarihli ve 237-501 sayılı içtihatları ile istikrar gösteren kararlarında, suçun "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden anlaşılması gerekenin; üç ya da daha fazla sayıdaki failin, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştirmiş olmalarıdır. Dolayısıyla suçun işlenişine şerik olarak katılan azmettiren veya yardım edenlerin bu sayıya dâhil olamayacakları kabul edilmiştir.

Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinin ne anlama geldiği hususunda Özel Dairelerin müstakar uygulamaları da aynı yöndedir. Bu cümleden olarak; TCK'nın 149/1-c maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçu açısından Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 5182-2304; TCK'nın 109/3-b maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından 8. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 12144-11923; TCK'nın 106/2-c maddesinde düzenlenen tehdit suçu açısından 4. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 1485-17714; TCK'nın 119/1-c maddesinde ifade edilen konut dokunulmazlığının ihlali suçu açısından 17. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 1162-5612; TCK'nın 102/3-d maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu açısından 5. Ceza Dairesinin 18.02.2010 tarihli ve 14000-1259 sayılı kararlarında suçun birlikte işlenmesi hâlinden müşterek failliğin anlaşılması gerektiğine hükmedilmiştir.

Doktrindeki baskın görüş (Mehmet Emin Artuk-Ahmet Gökcen-A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 14. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s.300; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s. 411; Durmuş Tezcan – Mustafa Ruhan Erdem –Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 9. Bası. Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2013, s. 409) de bu doğrultudadır.

Seçimlik hareketli bir suç olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda TCK'nın 188. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan hareketlerden birinin ya da tamamının birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde tek suçun oluşacağında kuşku yoktur. İştirak iradesiyle birlikte hareket eden ve bir bütün olarak fiil üzerende hakimiyet kuran müşterek faillerin, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen nitelikli hâlin uygulanması yönünden, her birinin aynı seçimlik hareketi icra etmeleri gerekmez. Aralarındaki iş bölümü ve organizasyonun gereği olarak müşterek faillerin her birinin farklı bir seçimlik hareketi gerçekleştirmesi durumunda da nitelikli hâlin tatbiki mümkündür.

Şu hâle göre; TCK'nın 188. maddesinin beşinci fıkrasındaki "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden müşterek failliğin anlaşılması gerektiğinde birleşen Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire uygulamalarından ayrılmayı haklı kılan bir neden bulunmamaktadır.

B. Hukuki Değerlendirme

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında sanıklara isnat edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu konusunda bir uyuşmazlık ve bu kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmayan olayda;

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; olay tarihinde önce sanıklar arasında daha sonra da sanık ... ile tanık ... arasında gerçekleşen iki ayrı uyuşturucu madde alışverişi söz konusudur. İlk alışverişte satıcı konumunda sanıklar ... ve ..., alıcı konumunda ise sanık ..., ikinci alışverişte satıcı konumunda sanık ..., alıcı konumunda ise tanık ... yer almaktadır. Bu bağlamda sanıklar ... ve ... kendi nam ve hesaplarına, sanık ... ise adı geçenlerden bağımsız olarak kendi nam ve hesabına uyuşturucu madde ticaretini gerçekleştirmişlerdir. Dolayısıyla, sanıklar ... ve ...'ın birlikte suç işleme kararları ve buna bağlı olarak fiil üzerindeki ortak hâkimiyetleri, sanık ... ile aralarında gerçekleşen ilk alışverişe ilişkindir. Diğer bir anlatımla, sanıklar ... ve ... suç konusu uyuşturucu maddeyi, tanığa verileceği amacı gütmeksizin sanık ...'a temin etmişlerdir. Sanık ... da diğer sanıklarla birlikte suç işleme iradesine sahip olmaksızın, adı geçenlerden temin ettiği suç konusu uyuşturucu maddeyi kendi nam ve hesabına tanık ...'e satmıştır. Nitekim sanık ...'un, dışarıda beklemesini söylediği tanık ...'den 100 TL alıp iş yerindeki sanıklar ... ve ...'ın yanına gitmesi ve bir süre sonra geri gelip tanık ...'e uyuşturucu maddeyi teslim etmesi kendi nam ve hesabına hareket ettiği hususu doğrulayan bir davranış tarzıdır. Yine sanıklar ... ve ...'nın birbirlerine gönderdikleri mesajların içeriklerinden de sanık ...'un, uyuşturucu madde alıcısı sıfatıyla diğer sanıkla irtibat kurduğu ve bu kapsamda kendi adına yaptığı satışlara konu uyuşturucu maddeleri sanık ...'dan temin ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, sanıklar arasındaki uyuşturucu madde alışverişi ile sanık ... ile tanık ... arasındaki alışverişin suç yeri ve zamanı bakımından yakınlığı, sanıkların mutlak suretle eylem birlikteliği içerisinde, aynı yönde hareket ettikleri olarak değerlendirilmez.

Bu açıklamalar ışığında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçları sabit olan sanıkların iradelerinin aynı amaç doğrultusunda birleşmediğinin ve aynı yönde hareket etmediklerinin, dolayısıyla TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "...üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi..." koşulunun somut olayda oluşmadığının, bu kapsamda Özel Dairenin bozma kararının isabetli olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu ...; "Kolluk tarafından yapılan çalışmalar neticesinde sanıklar ... ve ...'un birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair bilgi elde edilmesi, kovuşturma evresinde dinlenen tutanak düzenleyici tanıklar tarafından da doğrulanan olay tutanağı içeriğinde; sanıklar ... ve ...'ın, tanık ...'a ait iş yerine gelip burada beklemekte olan sanık ... ile buluştuklarının ve bir süre sonra söz konusu iş yerinden çıkan tanık ...'in de üzerindeki suç konusu metamfetaminle yakalandığının belirtilmesi, adı geçen tanığın aşamalardaki ifadelerinde; kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın almak için olay günü yanına gittiği sanık ...'un; 'Şu anda elimde yok, ama birazdan arkadaşım getirecek, sana da veririm.' dediğini, sanık ile tanık ...'a ait iş yerinin önünde sohbet ettikleri esnada, sanıklar ... ve ...'ın geldiğini, bunun üzerine sanık ...'un; 'Dışarıda bekle.' diyerek kendisinden 100 TL alıp diğer sanıklar ile birlikte iş yerine girdiğini, tam bu sırada sanık ...'ın göğsünden çıkardığı bir şeyi sanık ...'ya verdiğini, kısa bir süre sonra yanına gelen sanık ...'un da suç konusu metamfetamini kendisine teslim ettiğini, sanıklar ... ve ...'un birlikte uyuşturucu madde sattıklarını beyan etmesi,

Diğer taraftan gerek tanık ...'den gerekse sanıklar ... ve ...'dan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin metamfetamin olması, sanık ...'un cep telefonunda yapılan inceleme neticesinde; adı geçenle sanık ...'nın 27.11.20 22... .11.2022 tarihlerinde birbirlerine gönderdikleri mesajlarda; 'Lavaboya girmiş, 10 gram buz diyon demi.', 'Kral künye fiyatı ney, kaç gram ve kaç ayar 18 mi, 14 ayar mi, altın demi.', 'Kral ilaç yok, yarın gelecek.', 'Kral, bir jarjörde, ilaç.', 'Kral,…gene künyede mi, sana güveniyorum.', 'Kral, fazlası, beş bin tutuyo.', 'Künye verek mi, para çıkmadı, daha doğrusu para bekliyorduk, yarına kaldı, ben künye verecem, ama yarın alacam emanet olarak.' şeklindeki yazışmaların bulunması,

Hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gerçekleştirdiğinin, bu kapsamda iradeleri aynı amaç doğrultusunda birleşen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bakımından müşterek fail olarak fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle aynı yönde hareket sanıklar hakkında TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının kabulü gerekmektedir." gerekçesiyle,

Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi de; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle,

Karşı oy kullanmışlardır.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.