Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:
tazminat davası • direnme kararı • rücuan tazminat

Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda,(Akdağmadeni İş Mahkemesi)'nce davanın reddine dair verilen 25.11.1981 gün ve 1978/20-1981/428 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesi'nin 2.3.1982 gün ve 1982/1091 -1314 sayılı ilamıyla: (...Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümde saptanan maddi vakıalarla bağlıdır. Bu davada ise, davalılardan bir kesimi haklarında açılan ceza davası sonunda mahkum olmuşlar, hüküm kesinleşmiştir. Bu durumda ve kesinleşen ceza hükmündeki maddi vakıalar çerçevesinde, davalıların kusurlarının var olup olmadığının araştırılması gereği açıktır. Ayrıca dosyada mevcut iş güvenliği müfettişi tarafından düzenlenen raporda da kusurun varlığı saptanmıştır. İdari aşamada alınmış olsa dahi bu raporla hükme dayanak kılınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gereği de ortadadır. Bu nedenlerle yukarıda belirtilen hususlar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.,.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden : Davacı vekili.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :

Borçlar Kanununun 53. maddesi hükmünce hukuk hakimi, kusur olup olmadığının, varsa derecesini tayinde Ceza Hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkumiyet ilamında tesbit olunan maddi vakıalarla bağlıdır. Bu durum karşısında ceza ilamıyla belirlenen maddi vakıalar esas alınmak suretiyle İş Kanununun 73. maddesi ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat esasları dairesinde kusur yönünden gereken araştırma ve inceleme yapılarak sonucu uyarınca karar verilmelidir. Bu nedenlerle Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.1.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.