Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

A- Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi ile 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi delaleti ile aynı kanunun 3/5, 3/10 ve 3/22. maddeleri arasında lehe aleyhe kanun değerlendirmesinde; suça konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması halinde 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinin lehe sonuç doğurduğu ve buna göre hüküm kurulması gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak,

1)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

2)Suça konu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nin 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

3) Kanunda yer almayan şekilde suçta kullanılan aracın kasko değerinin müsaderesi ile sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,

4) Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında; suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde bilirkişi tayin edilerek, sebep olmadıkları keşif ve bilirkişi ücretinin sanıklara yükletilmesi,

Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraf çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması, müsadereye ilişkin fıkra hükümden çıkarılarak yerine, "Gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1 yollamasıyla TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin yazılması, hükümden kasko bedelinin müsaderesine ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''42 TG 460 plakalı aracın sahibine iadesine ve araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına'' ibaresinin yazılması, yargılama giderine ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Toplam 142,70 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline” yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B- Suçta kullanılan nakil aracının iadesine yönelik incelemede;

Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

Sanık ..., suçta kullanılan nakil aracını arkadaşı olan kayden malik ...'dan kiraladığını belirtmişse de, dosya kapsamında araç kiralama sözleşmesinin bulunmaması, araçta gizli bölme bulunması, suça konu kaçak sigaraların, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile iadesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında müsaderenin hakkaniyete aykırı olmadığı gözetildiğinde nakil aracının müsaderesi yerine iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan bahisle aracın kasko değerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.