Sözü geçen ikinci dönem “yeni Devlet”in” (Cumhuriyet) kuruluşuna ilişkindi. Osmanlı İmparatorluğunun yıkıntısı üzerinde inşa edilecek yeni Türkiye’nin oluşturulması büyük zorlukların üstesinden gelmeyi gerektiriyordu: Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Cumhuriyetin İlanı (23 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), Tekke ve Zaviyelerin kapatılması (30 Kasım 1925) harf devrimi, öğrenim birliğinin gerçekleştirilmesi ve diğerleri insanüstü çalışmaların ürünleriydi. Ahmet Taner Kışlalı’nın…
Başlangıçta “Yeni Düzen”in hukukunun Devrim ilkelerine göre oluşturulması ve çağdaşlaştırılması için Osmanlılardan intikal eden hukukun modernizasyonu denendi. Ancak bu yöndeki girişimler ve bu amaçla oluşturulan komisyonların çalışmalarını başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Oysa Devrimlerin anlamsız “beklemelere ve duraklamalara” tahammülü yoktu. Bu durum Atatürk Devrimcilerini çağdaş bir “yabancı hukukun toptan benimsenmesi”…
1926 tarihli TMK ve TBK değişen koşullar ve yeni “dünya görüşleri” ışığında değişikliğe uğramıştır. Değişikliklerin bir bölümü özel yasalarla;…
Burada diğer yeniliklerin neler olduğunu açıklamaya gerek görmemekteyim. Konferansa…
Vurgulamak istediğim husus şudur: Bugünün Türkiye’sinde kadını erkeği, kentlisi köylüsü, başı bağlı kadınlarımız, sosyetedeki uçuk kızlarımız, işçisi, işvereni, mimarı, mühendisi, öğretmeni, öğrencisi herkes özel hukuktan kaynaklanan haklarının büyük bölümünü Atatürk Devrimleri ve özellikle Medeni Kanunumuzun kabulüyle elde etmişlerdir. Hepimiz Atatürk’e ve Türk Devrimlerine kol kanat geren insanlara çok şey borçluyuz. Hepimizin en önemli ödevi, Cumhuriyetimizin ve onun hukuk düzeninin korunmasıdır.Sayfa 710
