ÖNSÖZ
“Türkiye, 1923’te Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra büyük bir hukuk devrimini gerçekleştirmiştir. Bu devrimin temelinde Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün 5 Kasım 1925 günü Ankara Hukuk Fakültesi’nin açılışında belirtildiği gibi “genel yönetimin ve bütün kanunların ancak dünyevi ihtiyaçlardan esinlenmesi ve ihtiyacın değişmesi ve gelişmesiyle sürekli olarak değişmesi ve gelişmesi gerektiği görüşü bulunmaktadır.…
Aslında teorik olarak hukuktan laik hukuka geçişi tamamlayan bu anlayış değişikliği, ülkemizde 19. Yüzyılın ortalarından itibaren ceza ve ticaret hukuku gibi belirli alanlarda Avrupa kökenli kanunlarla başlayan bir gelişmeyi genelleştirerek, bütün temel kanunları ileri Avrupa ülkelerinden iktibas yoluyla kısa zamanda Türk hukukuna kazandırmıştır. Bu temel kanunlar arasında 17 Şubat 1926 tarih ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin özel bir yeri vardır. İsviçre Medeni Kanunu’nun çevirisi niteliğindeki bu kanun, özel hukuk alanında kadın-erkek eşitliğini büyük ölçüde gerçekleştirmiştir.…
Ancak sonraki yıllarda, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında insan Hakları ile ilgili gelişmeler, çeşitli ülkelerde daha geniş sosyal hakların kabulü, daha adaletli bir toplum düzeni kurulması girişimleri, medeni kanunları da etkilemiştir. İnsan haklarından herkesin eşit ölçülerde yararlanması çerçevesinde kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması yönündeki çalışmalara hız verilmiştir; bu amaçla uluslar arası konferanslar düzenlenmiş, kararlar alınmış, uluslar arası sözleşmeler imzalanmıştır. 20. Yüzyılın ikinci yarısında Avrupa ülkeleri, medeni kanunlarında bu yeni düşünceler doğrultusunda değişiklikler yapmışlardır. Buna karşılık ülkemiz, başta aile hukuku olmak üzere, medeni hukuktaki yeni anlayışları Türk Kanunu Medenisi’ne yansıtmakta geç kalmıştır. Oysa Türk Kanunu Medenisi’nin de Türk Hukuk Devriminin anlayışına uygun olarak yenilenmesi zamanı gelmiştir.Aslında Türk Kanunu Medenisi’nin 74 yıllık uygulama süresi içinde çeşitli maddelerinde yapılan değişikliklerden ayrı olarak, kapsamlı bir değişiklik konusu yapılması çalışmaları, 50 yıldan beri sürdürülmektedir. Gerçekten Kanun’un özellikle boşanma, gayri sahih nesep ve miras hükümleri ile iştirak halindeki mülkiyete ait hükümlerini gözden geçirmek ve diğer bazı değişiklikler yapmak amacıyla, İstanbul ve Ankara Üniversiteleri medeni hukuk profesörleri, yüksek yargı organları mensupları ve uzman milletvekillerinin katılımıyla, 1951 yılında Adalet Bakanlığı’nca bir komisyon kurulmuştur. Bu ilk komisyonun çalışmaları, 1960 yılına kadar sürmüştür. O tarihten sonra da çalışmalara aralıklarla devam edilmiştir. Raportörlüğünü Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun Yaptığı Komisyon, daha önce yapılan taslak çalışmalarından da yararlanarak hazırladığı “Türk Medeni Kanunu Ön tasarısı ve Gerekçesi” ni 1971 yılında Adalet Bakanlığı’na sunmuş ve bu öntasarı Bakanlıkça yayımlanmıştır.…
Adalet Bakanlığı’nca 1974 ve 1976 yıllarında oluşturulan komisyonlar ise, bu konudaki çalışmalarını sonuçlandıramamışlardır. Milli Güvenlik Konseyi döneminde kabul edilen 1.6.1981 tarih ve 2467 sayılı “Türk Kanunu Medenisi ile İlgili Çalışmalar Komisyon Kurulması Hakkında Kanun” uyarınca öğretim üyeleri, yüksek yargı organları mensuplarından oluşan yeni bir komisyon kurulmuştur. Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın başkanlık ettiği bu komisyon, çalışmalarını 1984 yılında tamamlamıştır. Komisyonun hazırladığı Öntasarı da, ADALET Bakanlığı’nca yayımlanmıştır.…
Ancak bu öntasarılar, yasalaşma şansını elde edememişlerdir.…
Son olarak Türk Kanunu Medenisi’nin tamamını gözden geçirmek ve günümüz koşullarına uygun hale getirmek amacıyla 1994 yılında Adalet Bakanlığı’nda üniversiteler, yüksek yargı Organları, meslek kuruluşları, hukukla ilgili sivil toplum örgütleri ve Bakanlık temsilcilerinin katılımıyla yeni bir komisyon oluşturulmuştur. Sırasıyla Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu ve Prof. Dr. Turgut Akıntürk’ün başkanlık ettiği bu komisyon, çalışmalarını 1998 yılında tamamlamıştır.…
Yeni Türk Medeni Kanunu Tasarısı hazırlanırken Adalet Bakanlığı’nın daha önce oluşturduğu komisyonlar tarafından hazırlanarak Bakanlıkça 1971 ve 1984 yıllarında yayımlanmış bulunan iki öntasarı ile kaynak İsviçre …
Aradan geçen zaman içinde, Tasarı hakkında kamuoyunda çeşitli öneri ve eleştiriler yapılmıştır. Bu öneri ve eleştirileri dikkate alarak, Türk Medeni Kanunu Tasarısı’nı yeniden gözden geçirmek; ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve uygulanması amacıyla Adalet Bakanlığı’nda yeni bir komisyon oluşturulmuştur. Prof. Dr. Turgut Akıntürk’ün başkanlığındaki bu yeni Komisyon, her iki tasarı ile ilgili çalışmalarını Ekim 1999’da tamamlamıştır.…