Hakim öğretinin geniş anlamda havale hallerinde sebepsiz zenginleşmeye ilişkin “doğrudan…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2025
Sayfa: 69 - 77
Arif Kocaman
Editör:Korkut Özkorkut, Nisa Sunca, Zeynep Özkan, Gökhan Aydoğan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.ARA SONUÇ
Alman hukukunda “edim” kavramından (edim ilişkisinden) hareketle sebepsiz zenginleşmede…
Hakim öğreti, istisnaen, bozukluk ve noksanlığın (geçersizliğin) doğrudan doğruya “havale”ye veya havalecinin “şahsı”na ilişkin olduğu, yani havale ödeyicisinin havale alıcısına “dolaysız” kazandırmasında bozukluk ve noksanlığın söz konusu olduğu hallerde havale ödeyicisinin havale alıcısı karşısında “doğrudan (direkt)…
Larenz/Canaris(38), bankanın kaideten, “görünüşteki (sahte, zahiri) havalece/havale eden karşısında değil de “lehdar” karşısında sebepsiz zenginleşme talebine sahip olacağı bu gibi hallere şu örnekleri göstermektedirler: “Ödeme talimatının iki defa icra edilmesi, sahte bir lehdar lehine alacak kaydetme (bkz. BGHZ 66, 372), 1499,60 DM yerine 14996 DM’ın alacak kaydedilmesi örneğinde olduğu gibi- çok yüksek bir meblağın alacak kaydedilmesi (bkz. BGH JZ 1987, 199; Canaris’in…
Havale ödeyicisi X’in havale alıcısı B’den ona yaptığı edayı geri isteyebildiği (iadesini…
Oysa, bankaya havale alıcısı (lehdar) karşısında “doğrudan” sebepsiz zenginleşme…
Ancak; müşterinin (havalecinin/havale edenin) tam zamanında, (henüz icra edilmemiş)…
Larenz/Canaris(46), sonuçta, BGH’nin görüşünün geniş ölçüde kabul edilmesi (benimsenmesi) gerektiğini ifade etmektedir. Şöyle ki: “Karşı görüş, haksız olarak, havalenin bozukluğuna ve noksanlığına (geçersizliğine) dair tüm hallerin zorunlu olarak “aynı” sayılması gerektiği nok-
Böylece, havalenin “geri alınması”ndan haberi olmayan “havale alıcısı”nın (kabzedenin)…
Nitekim İsviçre Federal Mahkemesi de 14 Mart 1995 tarihli Kararında(49),-BGH…
Nihayet; bankacılıktaki “ödeme” işlemleri bakımından büyük pratik öneme sahip olan…
GENEL SONUÇ…
1. Alman hukukunda “edim” kavramından (Leistungbegriff) hareket eden hakim öğretiye göre; “karşılık” ilişkisinde veya “değer (bedel)” ilişkisinde bozukluk veya noksanlık (geçersizlik) varsa, sebepsiz zenginleşmeye dayanan tasfiye ilişkisi, havale ödeyicisi ile havale alıcısı arasında gerçekleşmez, aksine “(geçersiz) “sebep” ilişkisini izler. Hatta hem “karşılık” ilişkisinde hem de “değer (bedel)” ilişkisinde bozukluğun ve noksanlığın (geçersizliğin), yani “çifte” bozukluğu (geçersizliğin) mevcut olduğu hallerde de aynı çözüm söz konusu olur. Böylece, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tasfiye sadece eksik veya bozuk (geçersiz) “sebep” ilişkisinde etkisini göstermekte ve doğrudan (kestirmeden) (Durchgriff)…
2. Ancak Alman hukukundaki hakim öğreti, diğer taraftan da bu şematik ve dogmatik tutumunu üçlü ilişkilerin karmaşık yapısı karşısında somut durumlarda “hakkaniyet (adalet)” düşüncesiyle yumuşatmaya çalışmaktadır. Çünkü eksik veya bozuk (geçersiz) “değer (bedel)” ilişkisinin tarafları, diğer taraf karşısındaki itiraz ve defileri (savunmalarını) koruyabilmelidir. Hatta taraflar, sözleşme karşı tarafının üçüncü ilişkilerle olan hukuki ilişkilerinden kaynaklanan itiraz ve defileri (savunmaları) önünde de korunmalıdır. Bir başka husus da iflas riskinin adil bir dağılımının sağlanması çabasıdır. Kural olarak, bu risk, eksiklik ve bozukluk
3. “Edim” kavramından hareket eden hakim görüşü eleştiren görüşler, bu görüşü bir “hareket noktası” olarak almakla birlikte dayanakları ve somut olaylardaki uygulamalar bakımından teorik temeller tesis etme çabasına girmişlerdir. Canaris,…
Wilhelm, edanın havalecinin/ havale edenin malvarlığından yapıldığı, Kupish…
Bununla birlikte, havalenin “soyutluğu”nun eşya hukuku anlamında bir “soyutluk” olmadığı…
Diğer taraftan, havale sadece Yasa anlamında (dar anlamda) havale halleriyle sınırlı…
Sonuç olarak; edim kavramından hareket eden hakim öğreti, söz konusu eleştirilerin…