Kanımca bu konuda yazarların görüşüne katılmak mümkün değildir. Bu sonuç, yasa koyucunun iradesine olduğu kadar yorum kurallarına da aykırı düşer. Zira BK 39 ve TK 245. maddelerin her ikisine de dayanma olanağına sahip olan bir ortağın, bunlardan TK 245. maddeyi seçerek ortaklığın feshi davasını açması, irade bozukluğu nedeniyle sakat sözleşmeyi tasvip ettiği anlamını taşımaz; tam aksine ortağın TK 245. maddeye dayanarak açtığı fesih davası, hukuki ilişkiye son verme iradesinin açık kanıtıdır. Ortak kendisini aynı sonucu ulaştıracak bu iki olanaktan TK 245. maddeyi, ortaklığın ileriye etkili olarak (ex nunc) sona ermesini ve malvarlığı ilişkilerinin tasfiye kurallarına göre çözümlenmesini menfaatler durumuna daha uygun gördüğü için seçmiş olabilir(38).…
