BAM’ların faaliyete geçmesi ile birlikte kanun yollarına ilişkin CMUK düzenlemeleri…
CMK’nın 288. maddesinde “temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır” denilmekteyse…
Anılan açıklamalar ışığında CMK’nın 308. maddesine dayanan olağanüstü itirazın kapsamına…
Doktrindeki ağırlıktaki görüş uyarınca Yargıtay’ın temyiz denetimi sırasında denetleyemeyeceği…
Ancak Yargıtay’ın kimi kararlarında halen maddi soruna ilişkin inceleme yapıldığı…
Bununla birlikte, yukarıda da açıklandığı üzere 7188 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten…
Üzerinde durulması gereken bir diğer husus tarafların başvurmamış olduğu bir nedenle…
Bu nedenle Yargıtay ceza dairesi gibi CMK’nın 308. maddesi uyarınca gerçekleştirilecek…
Ancak doktrinde aksi yönde düşünen yazarlar da bulunmaktadır. Anılan yazarlara göre…
Genel kabulün aksi yönündeki görüş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararları nedeniyle…
Konu hakkında bir tartışma getirebilmek için öncelikle BAM’ların istinaf başvurularında…
Bu durumda tartışılması gereken sadece Cumhuriyet savcısının gerçekleştirmiş olduğu…
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, CMK’nın 308/A maddesine dayanan itiraz nedeniyle…
308/A maddesine ilişkin bir diğer tartışmalı husus başsavcının önceki görüşüne aykırı…
Ancak burada önemli bir sınırlamadan bahsedilmesi yerinde olacaktır. Zira eğer istinaf…
Ancak belirtilmelidir ki aleyhe karar verme yasağı uygulamada sıklıkla ve hatalı…
Doktrinde olağanüstü itiraz kanun yoluna sadece sanık lehine gidilmelidir diyen yazarlar…
Belirtilenlerle birlikte doktrinde başka bir sınırdan daha bahsedilmekte ve “kararın sadece gerekçesi hatalı olmamalıdır. Aykırılığı çözmek için başka çare olmamalıdır”(91)…
Olağanüstü itiraz kanun yoluna hangi kararlara karşı başvurulabileceği de doktrinde…
“Yargıtay Başsavcısının itirazı yasa yolunun; Başsavcının hukuka aykırı gördüğü Özel Daire kararlarının Ceza Genel Kurulu tarafından giderilmesini istemek ve bu yolla içtihat birliğini sağlamak işlevini gördüğü, ayrıca kamuoyunun tatminine yönelik bir yönünün de bulunduğu, belirtilen yararların sadece kesinleşen kararlar için kabul edilip, bozma kararları için kabul edilmemesinin isabetli olmadığı, nitekim geçmiş yıllarda Özel Dairelerce bozulmuş olan çok sayıda dosyanın bu yolla Ceza Genel Kuruluna getirildiği ve kararlardaki hukuka aykırılıkların giderildiği,…
Kaldı ki, 5271 sayılı Yasanın 308. maddesindeki düzenlemede; 1412 sayılı Yasanın 322. maddesinin 4. fıkrası adeta tekrar edilerek; “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.” denilmek suretiyle; söz konusu yasa yolunun Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı tanındığının açıkça belirtildiği, buna karşılık itiraz nedenlerinin ayrıca gösterilmediği, hatta daire kararlarında yer alan hangi hukuka aykırılıklarla ilgili olarak bu yola başvurulabileceği yönünde bir sınırlama da getirilmediği, oysa 5560 sayılı Yasanın 29. maddesinde yeniden ihdas edilen “karar düzeltme yolunda” açıkça sınırlamalara yer verildiği, bunun yasa koyucunun itiraz yolunu düzenlerken isteyerek sınırlama koymadığı şeklinde anlaşılması gerektiği,…
Bu nedenle, 5271 sayılı CYY.nın 308. maddesindeki yetkiyi, yorum yoluyla daraltmaya olanak bulunmadığından Yargıtay Özel Dairelerinin bozma kararlarına karşı da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından bozma yoluna gidilebileceği,…
Kabul edilmekle,”(94) Denilmek suretiyle bozma kararlarına karşı da olağanüstü itirazda bulunulabileceği…
Ancak doktrinde aksi yönde görüş bulunmaktadır. Anılan görüş kapsamında, bizce de…
Ancak burada CMK’nın 308 ve 308/A maddeleri açısından bir fark olduğu belirtilmelidir.…
Doktrindeki bir diğer tartışma düşme kararlarına karşı olağanüstü itirazda bulunulup…
Konu hakkında tartışılması gereken bir diğer durum, BAM ya da Yargıtay ceza dairesinin…
Koruma tedbirlerine ilişkin kararlara karşı olağanüstü itirazın mümkün olmadığı hem…
“5271 sayılı CYY’nın olağanüstü yasa yolları bölümünde yer alan ve anılan Yasanın 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın hukuka aykırı gördüğü Özel Daire kararlarındaki hukuka aykırılıkların, Ceza Genel Kurulu tarafından giderilmesini isteme ve bu yolla içtihat birliğini sağlama işlevini görmesi ve ayrıca kamuoyunun tatminine yönelik bir yönünün de bulunması karşısında; tutukluluğun devamına ilişkin Özel Daire kararının, yalnızca bu yönden olağanüstü itiraz yasa yoluna konu edilmesi ve belirtilen düzenlemenin, yorum yoluyla genişletilmesi de olanaklı değildir.…
