Ayrılık kurumu öğretide, “Birbiri ile barışmaları mümkün bulunan eşlerin evlilik ilişkisi devam etmek üzere, belirli bir süre ayrı yaşamalarını öngören bir kurum
Ayrılık kurumu, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi(11)’nde de düzenleme altına alınmıştı. Ancak belirtmek gerekir ki ayrılık kurumunun Türk hukukunda kendisine yer bulması ilk defa 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile gerçekleşmemiştir. Zira 1917 tarihli Hukûk-u Âile Kararnâmesi’nde de ayrılık kurumuna yer verilmişti. İlgili düzenleme gereği ayrılık, Hristiyan tebaa için öngörülmekteydi. Eşlerden herhangi birinin ayrılık talebinde bulunabilmesi için Hukûk-u Âile Kararnâmesi m. 132’de yer alan boşanma sebeplerinden herhangi birinin varlığı gerekmekteydi. Bu sebeplerden birinin bulunduğu durumda eşlerden biri, evlilik bağının mevcudiyetinin korunması kaydıyla ayrı yaşama talebinde bulunabilmekteydi. Bununla birlikte eğer diğer taraf, boşanma talebinde ısrar etmekteyse tarafların boşanmasına hükmedilmesi gerekmekteydi. Haklarında ayrı yaşama kararı verilen eşlerden herhangi birinin boşanma davasını açması mümkündü(12)…
