1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Ekim 2025
Sayfa: 2119 - 2126
Burak Kara
Editör:Kardelen Kıraç Tokabaş, Dilara Zorlutuna, Egemen Işık, Murat Akdi, Sema Aydın, Murat Topuz, Pelin Çavdar Lokumcu, Ekin Şentürk, Ege Türel, Işıl Yelkenci, Ertuğrul Doğan Erzengin
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
I.Uyuşmazlık Konusu Olay
A.Kararın Künye Bilgileri ve Yargılama Süreci
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas Numarası: 2017/254, Karar Numarası: 2020/6, Karar…
2. Direnme kararı davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.…
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.…
I. YARGILAMA SÜRECİ…
Davacı İstemi:…
4. Davacı vekili 10.06.2010 harç tarihli dava dilekçesinde; 2009 yılında Konya’da meydana gelen deprem nedeniyle davalı tarafından yapılan binanın taşıyıcı kolonlarında patlamalar, demirlerinde eğilme ve deformasyonlar olduğunu, binayı yapan müteahhit ve mühendislerin çağırılması üzerine B blokun yüklenicisinin hatasını kabul ederek gerekli olan güçlendirmeleri yaptığını, ancak A blokun yüklenicisi olan davalının ilk başta kabul etmesine rağmen binadaki güçlendirmeleri yapmadığını, taşınmazın bulunduğu yer Belediyeleri ve Kaymakamlığının yaptığı tespitler sonucu binada acilen güçlendirme yapılması gerektiğinden mevcut işyeri yönetiminin bu güçlendirmeleri yaparak 52.000,00TL harcadığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının bu bedeli ödemediğini, hasarın binadaki gizli ayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 52.000,00TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 12.10.2010 tarihli cevap dilekçesinde; davacı yönetimin tüzel kişiliği bulunmadığından dava ehliyetinin olmadığını, meydana gelen 4.9 şiddetindeki deprem dolayısıyla kolonların hasar gördüğü iddiasının kanıtlanması gerektiğini, B blokta olan olayların A blokta da olduğu iddiasının doğru olmadığını, her iki blokun eş zamanlı yapılmasına rağmen teknik açıdan birbirinden farklı olduğunu, iki blokun yüklenicilerinin inşaatı yürütme tekniklerinin ve gösterdikleri hassasiyetin birbirinden tamamen farklı olduğunu, A blokun projeye ve projede öngörülen teknik kurallara uygun yapıldığını, ortada açık ya da gizli bir ayıp bulunmadığını, binanın depreme dayanıklı olup olmadığına yönelik karot numunelerinin alınıp testlerinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.…
İlk Derece Mahkemesi Kararı:…
6. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.11.2013 tarihli ve 2010/344 E., 2013/774 K. sayılı kararı ile; dava konusu A blok üzerinde yapılan teknik incelemeler ve 2007 Yılı Deprem Yönetmeliğinin öngördüğü yükler kapsamında değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 44.250,00TL gizli ayıp nedeniyle oluşan maddi zararın 10.06.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.…
Özel Daire Bozma Kararı:…
7. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.…
8. Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 20.11.2014 tarihli ve 2014/289 E., 2014/6702 K. sayılı kararı ile;…
“…Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı yüklenici tarafından eser sözleşmesi hükümleri gereği yapılan binada Konya’da meydana gelen deprem sonucu oluşan zararın tazmini gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı yüklenici şirketin dava dışı malikler ile aralarında yaptığı dava konusu binanın inşaasına ilişkin sözleşme, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan ve zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi …
Somut olayda; davacı tarafından davalı yüklenicinin yaptığı A blokun 10-11.09.2009 tarihinde Konya’da meydana gelen depremde zarar gördüğü ve güçlendirilmesi gerektiğinden bahisle güçlendirme bedelinin tahsili için talepte bulunulmuş ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece yeterli araştırma yapılarak hüküm kurulduğundan söz edilemez.…
Davalı yüklenici yapımını üstlendiği A blokta herhangi bir hasar bulunmadığını, güçlendirme yapılmasına gerek bulunmadığını, binanın projeye ve projede belirlenen teknik kurallara uygun yapıldığını ve binanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Deprem Yönetmeliğinde yer alan ilke ve kurallara uygun imalat yapıldığını savunduğuna göre yargılama yapılırken bu hususların üzerinde durulması gerekmektedir. Gerçekten de dosyada mevcut Belediye yazılarından da anlaşıldığı üzere dava konusu edilen binanın inşaat ruhsatı 1987 yılında alınmış ve 13.10.1992 yılında iskan ruhsatı alınarak kullanılmaya başlanmış olup, binanın yapımı sırasında 1975 yılı Deprem Yönetmeliği yürürlüktedir. Davalı yüklenicinin sorumluluğu bu Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında bu tür bir inceleme ve yeterli değerlendirme yapılmamıştır.…