TD. T/ 7/II/1964, E/3487, K/409Sayfa 324…
A. Olay ve Hüküm:…
Davacı şirket vekili tarafından 25/III/1959 tarihinde açılmış olup, 21/V/1958 günü 3/34 sayılı S. H. hamule senedi karşılığında Zonguldak’a nakledilmek üzere dâvalı İdare'nin Haydarpaşa İşletmesince teslim edilen 12 sandık içindeki 587 kilo ve 9.946,64 lira değerinde çeşitli iskarpinlerin sandıkların konulduğu tren vagonun Dünbelek istasyonunda çıkan bir yangın ve patlama neticesi tamamen yanması dolayısiyle zıyaa uğramasından ve zıyaın da dâvalı İdare’nin, mezkûr eşyayı, cidarlarında yakıcı bir maddenin içeri girebileceği şekilde aralıklar bulunan bir vagonla nakletmesi ve aynı vagonda patlayıcı maddeleri de taşıması gibi ağır kusuru yüzünden meydana gelmiş olmasından ötürü zıyaa uğrayan eşya bedeli 9.946,64 liranın talep tarihinden itibaren % 10 faizi, icra inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleriyle birlikte tahsili istemini kapsıyan dâvanın evvelce yapılan duruşması sonunda, dâva konusu paranın ve teferruatının tahsiline ilişkin olarak verilen hüküm YARGITAY TİCARET DAİRESİ'nin 7/II/1964 gün ve E/3487, K/409 sayılı ilâmıyla bozulmuş olmakla taraflar vekillerinin bu konudaki istemleri dinlendikten sonra dosyadaki kâğıtlar incelenip gereği düşünüldü:…
Sözü edilen Yargıtay ilâmında; (Türk Ticaret Kanunu’nun 764'üncü maddesiyle denizde taşıma işleriyle demir ve hava yollariyle taşıma işlerine ve posta idaresine mütealik hususi hükümler mahfuz tutulmuştur. Dâva, taşınmak üzere dâvalı Devlet Demiryolları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne teslim edilen eşyanın taşıma sırasında ziyamdan zararın tazmini isteğinden ibaret bulunmasına göre hâdisede 764’üncü madde de mahfuz tutulan demiryollarında taşıma işlerine ait hususi hükümlerin uygulanması icabeder.…
Türk Ticaret Kanunu’nun, taşıyıcıya ve faaliyetleri devletin iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği mes’uliyetlerin önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartların hükümsüz olduğu hakkında hükmü muhtevi bulunan 766'ncı maddesi, haklarında 764’üncü madde de mahfuz tutulmuş hususi hükümler mevcut olmayan taşıyıcı ve taşıma işletmeleri hakkında kabili tatbiktir. Ve dâvalı Demiryolları Umum Müdürlüğü 766'ncı maddede andan faaliyeti devletin iznine bağlı bir taşıma işletmesi olmayıp, hakkında Türk Ticaret Kanunu’nun 764’üncü maddesiyle mahfuz tutulmuş hususi hüküm bulunan bir taşıma işletmesidir. Bu sebeple Türk Ticaret Kanunu’nun 766'ncı maddesi dâvalı idare hakkında uygulanamaz. Nitekim aynı Kanun’un 765’inci maddesindeki…
764'üncü maddede mahfuz tutulan demiryolları ile taşıma işlerine ait hususi hüküm, 1042 sayılı Kanun’un geçici 4'üncü maddesin de yürürlüğü kabul edilen Rumeli Demiryolları işletme Nizamnamesi’dir. Bu Nizamname'ye, mahkemenin kabul ettiği gibi yalnız trenle taşıma işlerinin icra tarzına ve tatbikatına ait hükümler konulmuş olmayıp, aynı zamanda ikinci babının 20'nci maddesiyle dâvalı İdare'nin, eşyanın zıya ve hasarı halinde mes'ul olacağı azami hâd gösterilmiş ve 3659 sayılı Kanun’la da bu miktar 10 misline çıkarılmış ve sözü geçen 20’nci maddeye taşınmak üzere aldığı eşyanın zıya ve hasarı halinde mahdut bir mes'uliyete tâbi tutulmuş, ancak eşyanın sigorta edildiği hamule senedinde gösterilmek şartiyle sigorta edilen bedelle sorumlu olacağı kabul edilmiş olup, Devlet Demiryolları İşletmesi İdaresi’nin bu madde ile mes’uliyeti şekil ve derecesi tayin edilirken kusurunun ağır veya hafif olması halinde bir tefrike tâbi tutulmamış olması itibariyle dâvalı İdare’nin kusurunun ağır olması halinde Türk Ticaret Kanunu’nun 785’inci maddesi uyarınca tam tazminat ile sorumlu tutulmasına imkân görülmemiştir. Aksi görüşün kabulü TTK.’nun 764'üncü maddesinin hükmünü bertaraf etmek olur ki, bu da kanun koyucunun kasdetmediği bir sonuç olur) denilmekte ve sözü edilen İşletme Nizamnamesi ile 3659 sayılı Kanun hükümleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dâvalı İdare’nin tam tazminatla sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.…
Ancak; TTK.’nun 764'üncü maddesiyle demiryolları ile taşıma işlerine ilişkin özel hükümlerin saklı tutulmuş olması, daha sonraki bir madde ile düzenlenmiş bulunan (Taşıyıcının hilesi veya ağır kusuru yüzünden meydana gelen bozulma veya kaybolma) hallerindeki tam tazminat ödeme sorumluluğuna ilişkin hükümlerin ortadan kaldırılmış sayılacağını veya uygulanmayacağını göstermez. Kanun koyucu genel kural olarak taşıyıcıyı, kimliği ne olursa olsun, taşıdığı eşyanın kendi hilesinden veya ağır kusurundan ötürü kaybolması veya bozulması halinde tam tazminat ödemekle sorumlu tutmuştur. Olağan hukuk mantığı da başka türlü düşünmeğe yer vermez.…
