Borçlar Kanunumuz 211 inci maddesinde, alıcının bedeli ödememesi halinde ortaya çıkan…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Temmuz 1964
Cilt: 2 Sayı: 4
Ahmet İşeri
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
İKİNCİ BÖLÜM §. 2. SATIM AKDİNDE ALICININ TEMERRÜDÜ
I — ALICININ TEMERRÜDÜ
A. Genel Olarak…
Alıcı, aslî veya fer’i borçlarından (veya mükellefiyetlerinden) herhangi birini mukavele…
Borçlar Kanunumuz’da, alıcının bedeli ödemek hususundaki temerrüdünün ne gibi neticeler…
B. Alıcının Asli Borçlarını İfada Temerrüdü…
Yukarıda da belirttiğimiz üzere alıcının, biri satılanı kabzetme ve diğeri de bedeli…
1) Alıcının satılanı kabızda (teslim almada) temerrüt etmesi :…
Satılanı kabzetme (teslim alma), aslında alıcı için bir hak olduğu halde, kanun bu…
Alman hukukunda «kabız» ve «kabul» mefhumlarının mahiyet ve şümulü hakkında üç ayrı…
a — Staub tarafından müdafaa edilen bir fikre göre, «Kabız ifanın kabulünü tazammun etmeyen maddi bir vakıa olarak…
Kabızda geçikme, borçlu temerrüdünü intaç etmekle beraber, sadece teehhür sebebiyle…
b — İkinci fikirde «kabız, satıcının teslim ve mülkiyeti nakil borçlarım ifa edebilmesi için gerekli hareketlere (zilyetlik ve mülkiyeti devir tasarruflarına) iştirak…
Diğer bir ifade ile bu fikir taraftarlarınca alıcı tekeffül hükümleri müstesna, satıcının…
c — Bilhassa Oertmann tarafından müdafaa edilen üçüncü fikirde kabız, satılanın ifa olarak teslim alınması, yani kabulü demektir. Bu…
Oertmann’a göre, kabız mükellefiyeti umumi hükümler dairesinde ifası dâva ile takip edilebilen bir borçtur. Ona göre, kabız mükellefiyetinde temerrüt ekseriyetle bedel borcunda temerrüt ile müterafiktir. Tatbikatta her ikisi birlikte tezahür eder; kabız borcunu ifa etmeyen umumiyetle bedel borcunu da yerine getirmez. Diğer taraftan satıcının, satılan şeyin alıcı tarafından kabzedilmesinde mühim ve muhik menfaatleri bulunabilir. Meselâ bir gayrimenkul enkazı satılmışsa, kabız mükellefiyetinin ademi ifası satıcının akitle takip ettiği gaye ve menfaati tamamen bertaraf edebilir. Bu gibi hallerde BK.'nun 106 ıncı maddesinin tatbikine kat'i zaruret vardır»(64)…
İsviçre — Türk hukuku bakımından da bu konuda müellifler arasında görüş birliği mevcut…
« Becker, «BK.’nun 208 inci maddesine tekabül eden İsviçre BK.’nun 211 inci maddesinin I inci ve II nci fıkrasında kullanılan değişik tabirlere istinaden, II nci fıkradaki «kabz» ın alıcının menfaatini koruyan bir hüküm olmak itibariyle borç mahiyetini taşımadığı, ancak satıcının diğer bir hakkı ihlâl edildiği takdirde, borç olarak tavsif edilebileceğini beyan ettikten sonra, I inci fıkradaki «kabul»ü aynen Oertman’ın gerekçesi…
Guhl «Alıcı akde uygun olarak arzedilen satılanı kabul etmeyi (accepter) ve bedelini ödemeyi reddederse bu sebeble mütemerrit olur demekte ve borçlunun temerrüdü hakkındaki hükümlere atıfta bulunmakla da, gerek satılanı kabul ve gerekse bedeli te-
Schneider-Fick, 211/208 inci madde dolayısiyle, «Bu madde, alıcının yalnız bedeli ödemekle borçlu olmayıp satılanı teslim almağa da mecbur olduğunu göstermektedir(67)…
Oser'e göre «Kabız yalnız alıcının menfaatlerini ilgilendirir ve bir hak olarak tezahür eder. Bu bakımdan kanunun (kabul) mükellefiyeti ile vazettiği borcun mânası vâzıh değildir. Her hak, hak sahibinin menfaatini şart kıldığından, tevdi imkânı bulundukça, satıcı BK.’ nun 208 inci maddesindeki hükme rağmen (kabul borcu) nu dâva yolu ile icraya muktedir sayılamaz. Kabul borcundan imtina ancak alacaklı temerrüdünü intaç eder»(70)…
Martin, «Tatbikatta satıcı alıcıyı, alacaklının temerrüdüne dair BK.’ nun…
Rossel ise tesellümün alıcının fer’i bir mükellefiyeti olduğu fikrindedir(72)…
Robert Liron'a göre, «Kabul hiç bir halde alacaklı için bir borç mevzuu yapılamaz. Bununla beraber, P. Hirch'in belirttiği…
Bovay, «Borç bağı bakımından her iki tarafın bir mes’uliyeti vardır, hiç bir mukavele yoktur ki, bunda taahhüt altına girdikten sonra, ivazsız olsa bile, alacaklı, yalnız, haklara sahip olmak için, her nevi mükellefiyetten masun olsun. Bilhassa edimi reddeden alacaklı, Kohler' in…
Netice olarak, alacaklının temerrüdünü, bu hususta bir lex specialis (hususi kanun)…
Necip Bilge, aynen «Aslında bir hak olan teslim almayı bir borç haline getiren kanunun, satılan şeyi teslim almayan alıcıya, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerin uygulanmasını istemekte olduğu söylenebilir »demektedir(76)…
Kemal T ahir Gür soy, «Kanun teslim almayı müşterinin bir borçu telâkki etmiştir ki, bu pek anlaşılır bir keyfiyet değildir. Çünkü teslim alma müşterinin lehine müssses olan bir durumdur. O müşterinin bir hakkıdır. O bu haktan isterse istifade eder, isterse etmez. Nitekim müşteri, bu umumi prensibe dayanarak satılanı terk de edebilir. Teslim teklifinin reddi halinde, müşteri hakkında alacaklının temerrüdü hükümleri tatbik edilecektir» demektedir.(77)…