Ay ve yıl olarak, belli edilen sürelerin hesaplanması hakkındaki kural, zamanaşımı hesabına da uygulanır. Böylece son gün Cumartesiye rastlar ve o…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Ocak 1967
Cilt: 4 Sayı: 1
Hikmet Sami Türk
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Zamanaşımı
★ 7 …
HGK, 3.III.1965. E 730/D-3, K 88 BK 66, 130, 76/I - 3, III, 77, (HUMK 161)…
……
Davacı 25.III.1963 günü kaydedilen dilekçeyle, davalı PTT idaresinin kendisinden…
Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkeme, bu savunmayı yerinde…
Borçlar Yasasının 130. maddesinin I. fıkrası, sürelerin hesabında zamanaşımının başladığı…
v. Tuhr, Çev. Edege, C., Borçlar Hukukunun Umumî Kısmı, İstanbul 1943,…
«Müddet ay ile veya sene, yarı sene (sömestr) ve senenin dörtte biri gibi birden…
aynı sahifenin 10 sayılı notunda da :Sayfa 127…
«1 Ocaktan itibaren başlayan bir aylık müddet 31 Ocakta değil, 1 Şubatta nihayet…
bu kitabın 751. sahifesinde de :…
«Müddetlerin (ecellerin) hesaplanmasına müteallik umumî kaideler, 77/76 ve müt.,…
Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 12.I.1939 gün ve 5652/226 sayılı kararı, müddetlerin…
Zamanaşımının başladığı gün hesaba katılmaz; ay ve yıl olarak belli edilen sürelerin…
Bu olayda da Borçlar Yasasının 66. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi 5.II.1962…
Sonuç : Direnme, kararının yukarıda gösterilen sebepten, Hukuk Yargılamaları Usulü Kanununun 429. maddesi uyarınca bozulmasına ...…
★ 8 …
TD, 18.XI.1965, E 65/3477, K 3323 (BK 133/I), Karayolları Trafik Kanunu 55/V, TK…
Zamanaşımının ikrarla kesilmesi için borçlunun bu yoldaki irade beyanının alacaklıya…
Taraflar arasındaki davanın S. Asliye Hukuk Hakimliğince görülerek müruruzaman sebebiyle…
1. 6085 sayılı Trafik Kanununun bazı maddelerini değiştiren 232 sayılı Kanunun 55. maddesinin V. fıkrasında zarar görenlerin sigortacı aleyhine dava hakları kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu açıkça ifade edilmiş bulunmaktadır. Ni-
2. Birinci bentte açıklanan sebeplerle kaza ile dava arasında geçen iki yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğu kabul edilince hadisede bu zamanaşımının kesilmiş olup olmadığını incelemek icap eder. Davalı Sigortanın vasıta sahibi C. K.’a yazdığı evrak arasında örneği bulunan 21.XI.1962 günlü yazısına göre G. Türk Anonim Sigorta Şirketinin İ. G. Şubesine muhatap 23.III.1961 gün ve Hasar 987/5016 sayılı Talimatına istinaden mezkûr Şubece ölü M. E. mirasçıları karısı F. ve çocukları S., T. ve C. E.’e verilmek üzere 1.IV.1961 tarihinde T. E. K. Bankası S. Şubesine 10.000 liralık bir havale gönderildiği ve lehdarlara ihbar edildiği halde bu paranın alınmadığı anlaşılmaktadır. Davalı Sigorta şu suretle davacılara karşı 10.000 lira ödemeği kabul ve ikrar etmiş ve bunu davacılara ödemek üzere fiilen harekete geçmiş olmaktadır. Her ne kadar bu paranın davacılara sigorta ettiren araç sahibi aleyhindeki haklarından dahi feragati tazammun eden bir ibranamenin imzası şartıyla ödenmesi ileri sürülmüş ve bu sebeple de davacılar tarafından 10.000 lira alınmamış ise de böyle bir ibranamenin imza edilmesi şartı ancak tediyeye ilişkin olup esas borcun borçlu sigorta tarafından kabul ve ikrar edilmiş olması halini ortadan kaldırmaz. İmdi, davalı sigortanın bu ikrarı zamanaşımını kesen bir vakıa olarak kabul edilince bu ikrar ile kesilme tarihinin de tespiti gerekmektedir. Zamanaşımını kesen ikrar borçludan sâdır olan bir irade beyanı olduğuna göre bunun hak sahibine hitaben yapılması ve ona vasıl olması gerekli ve aynı zamanda yeterlidir. İnceleme konusu hadisede borçlu tarafından borç ikrarını natık olan irade beyanı T. E. K. Bankası aracılığıyla alacaklıya karşı yapılmış ve yine aynı Banka aracılığıyla alacaklılara ulaştırılmıştır. Bu ikrar ve kabulün davacılara ulaştırılması, yukarda anılan 22.XI.1962 günlü belgeden anlaşıldığına göre, Sigorta tarafından 1.IV.1961 tarihinde Bankaya bildirilmiştir. Bankanın davacılara keyfiyeti ihbarı en erken bu tarihte, yani l.IV.1961’de olabilir. Bu tarihle dava tarihi olan 30.III.1963 tarihi arasında ise iki yıllık zamanaşımı süresi henüz geçmemiş bulunmaktadır. Bu hususlar göz önünde tutulmadan hükümde gösterilen sebep ve düşüncelerle davanın gerek hak düşürücü süre ve gerekse zamanaşımı bakımından dinlenemeyeceği sonucuna varılarak reddedilmesi usul ve kanun hükümlerine aykırı bulunmuştur.
Sonuç : Davacının temyiz itirazları yukarda yazılı sebeplerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına ... 18.IX.1965…