-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Ocak 1963
Cilt: 2 Sayı: 2
Ali Bozer
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Doç. Dr. ALİ BOZER*…
Tic. D. T/16/V/1963 E/5566 K/2167 T.T.K. m - 297, 378.…
YARGITAY KARARI
Dâvacı A... Ü..., hissedarı bulunduğu dâvalı bankanın 26.III.1961 tarihli umumî heyet toplantısına iştirak ile rey kullanan bir kısım hissedarın Türk Ticaret Kanunu'nun 360 ve şirket mukavelenamesinin 38 inci maddelerine uygun bir şekilde tanzim edilmiş vekâletnameyi haiz olmadıkları halde, hem asaleten ve hem de vekâleten, rey istimali suretiyle idare meclisi reis ve âzâlariyle murakıplarını, ibra ve bilânçonun tasdikini temin etmiş olduklarını ve ayrıca mülga (İlk Okul Öğretmenleri Yapı Sandığı)na ait olup hissedarlara tevzii gereken 1.242.863 lira 58 kuruşun bilânçoda fevkalâde ihtiyatlar olarak gösterilmesi sebebiyle umumi heyet toplantısı ile bilânçonun iptaline karar verilmesini istemiştir.…
Diğer dâvacı V... E... ise, İlk Okul Öğretmenleri Yapı Sandığından devren intikâl eden aktif kıymetlere ve bilhassa gayrımenkullere noksan kıymet takdiri sebebiyle sermayenin 12.883.711 lira 87 kuruş az gösterilmiş bulunması neticesi olarak, (A) gurubu hisse senetleri sahiplerinin zarara maruz bırakıldığını ve Marif Vekâleti'nde yüksek mevki sahibi bir kısım âzânın vazifelerinin imkânsızlığı neticesi iştirak edemedikleri 26.III.1961 tarihli umumi heyet toplantısında asaleten ve vekâleten usulsüz rey istimal ettiklerinden Türk Ticaret Kanunu'nun 291 ve 374/II nci maddelerine aykırı bulunan bu hareketten dolayı mezkûr toplantının iptaline karar verilmesini istemiştir.…
Dâvalı banka vekili, tevhid edilen her iki dâvaya verdiği cevabında, Türk Ticaret Kanunu'nun 381 inci maddesinin sön fıkrası gereğince dâvacıların temindi yatırmaları gerektiğini ve dâvacıların aynı mahiyette daha önce Ankara... Asliye Ticaret Mahemesi'ne dâva açtıklarından derdestlik hâli bulunduğunu ve dâvacıların yanlış husumet tevcih etmiş olduklarını ve ileri sürülen iddiaların vârit olmadığını savunmuştur.…
Mahkemece, dâvalı bankaya ait, kuruluş yılına ait sermaye hesaplarının 27.III.1960 tarihli umumî hey'et toplantısında müttahhaz…
Hüküm, dâvacılar tarafından temyiz edilmiş ve ayrıca dâvacılardan A... Ü... tarafından duruşma istenmiştir.…
Kanun, ancak mümkün olan yönleri müteberlik şartı olarak vazedilebilir. Yüzlerce ortağı bulunan bir şirketin genel kurul toplantısına ait tutanağın toplantıya katılan ortakların hepsi tarafından imzalanmasını sağlamak ekseriya imkânsız bir hâl arzetmekte bulunduğundan Türk Ticaret Kanunu'nun 378 inci maddesinden 297 nci maddesine yapılan atfın ancak 297 nci maddede gösterilen diğer şartlar bakımından yapılmış olduğunun kabulü hukukî bir zorunluluk olmaktadır. 297 nci maddedeki kuruluş genel kurul toplantısına katılacak olanların sayısı için bünyesi bakımından esas genel kurul toplantısına katılacak olanların sayısından çok az olduğundan, tutanağın toplantıya katılan ortakların hepsi tarafından imzalanması hakkındaki hüküm, 297 nci maddedeki kurul kararlarında yürüyebilirse de şirket genel kurul kararlarında yürüyemez.…
Bu sebeple, Türk Ticaret Kanunu'nun 378 inci maddesinden 297 nci maddesine yapılan atıf pay sahiplerinden zaptı imzalayacak veya muhalefetini yazacaklara engel olunmamasını sağlamağa matuf oluğundan şirket genel kurul toplantısında hazır bulunan pay sahiplerinin kendi kusur ve iradeleri ile bu zabıtları imza etmemiş olmaları yapılan müzakerelerin ve alınan kararların iptalini gerektirmez. Esasen bir pay sahibi zaptı imzaya fiilen de icbar edilemez.…
Bu itibarla şirket genel kurul toplantılarında çoğunluğun verdiği bir kararın, bir veya bir kısım pay sahiplerinin, zaptı imza etmemiş olmaları sebebiyle, hükümden düşürülmek istenmesi objektif iyiniyet kurallarına da uygun sayılamıyacağından, Medenî Kanun'un 2 nci maddesi gereğince kanun tarafından korunamaz. Yukarıda izah olunan sebeplere göre dâvacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde olmadığı gibi karann dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre sair cihetlere dokunan temyiz itirazları da yerinde bulunmadığından temyiz itirazlarının hepsinin reddiyle neticesi itibariyle doğru olan hükmün onanmasına 16.V.1963 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.…