Prof. Dr. FRANÇOİS GUISAN*…
-
Go to
: -
Favorites
-
ᴀ⇣ Reduce font

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Release date: March 1964
Volume:: 2 Issue:: 3
François Guisan
Translator:Burhan Gürdoğan
You only have rights to document if you have Profesyonel + package.
ALACAĞIN REHİNLE TEMİN EDİLMİŞ OLMASININ TAKİP TARZINA TESİRLERİ(1)…
Çeviren:…
Dr. BURHAN GÜRDOĞAN**…
I — İNCELENEN KARARLAR
A. Stadlin-Weis/Zoug Kanton Bankası dâvası…
(Federal Mahkeme İcra - İflâs Dairesi'nin 14/IV/1932 tarihli kararı)…
Olay:…
1) Zoug Kanton Bankası, W. Stadlin - Weis’dan alacaklıdır. Alacak bir cari hesaptan doğmakta ve miktarı 176.569 frank ve bunun 31/XII/1931 tarihinden itibaren % 5 faizinden ibaret bulunmaktadır. Bu alacağın teminatı olarak, Zoug’da kâin Untermühle Anonim Şirketinin beherinin nominal değeri 500 frank olan 387 hisse senedi terhin edilmiştir. Rehin senedi hususiyle aşağıdaki hükmü ihtiva etmektedir :…
«... Banka bilâhare rehinlerin kıymetten düştüğünü tesbit ve keyfiyeti taahhütlü mektupla borçluya ihbar ederse, borçlu teminatını bu nisbette tezyid etmeği veya açık kalan miktarı ödemeği taahhüt eder. Rehnedilmiş senetlerin mâliki, borçlunun bu ihbara riayetsizlik etmesi veya kendisine ihbarın tebliğinin mümkün olmaması hallerinde, alacak muaccel olmasa dahi, Ranka’nın merhun senetleri dilediği şekilde satmasına ve alacağını satış bedelinden tahsil etmesine müsaade eder ve bu maksatla İşbu muameleye karşı herhangibir muhalefette bulunmaktan da peşinen feregat eder».…
Banka, 1932 Şubatında, borçlu aleyhine 56.000.— frank'ın 31/XII/1931 tarihinden itibaren % 5 faiziyle birlikte tahsili için haciz yoluyla takipte bulunmuştur. Ödeme emri borçluya 13 Şubatta tebliğ edilmiştir. 2) Stadlin, bu takibe karşı, takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılması gerektiğini ileri sürerek, şikâyette bulunmuştur. Banka, cevabında, rehin senedinin yukarıda meşkûr hükmünü dermeyan etmiştir. Bankaya göre, bu hüküm kendisine merhun senetlerin kıymetini yeniden takdir etmek hakkını vermekte idi. Halbuki bir üçüncü şahsın bu senetleri satınalmak istemesi vesilesiyle yapılan kıymet takdiri neticesinde 58.000 franklık bir rehin açığı ortaya çıkmıştı. Borçlu bu açığı tamamlaması yolunda yapılan davete icabet etmemişti. Bu şartlar karşısında, alacaklı, borçlu hakkında âdi takip yoluna müracaatte bulunmakta haklı idi.…
Kanton Tedkik Mercii, 2-3 Mart tarihli karan ile alacaklının noktai nazarını kabul ve şikâyeti reddetmiştir.…
5 Martta, alacaklı kendisine merhun senetleri 12 Martta açık artırma İle satacağını borçluya bildirmiştir.…
3) Borçlu, 10 Martta, Tedrik Mercii’nin karart aleyhine, takibin iptali hususunda ileri sürmüş bulunduğu iddiaları tekrarla, Federal Mahkeme'ye müracaat etmiştir. Borçlu, temyiz lâyihasında bun dan başka, alacaklının yapmayı kararlaştırdığı satışın da talikini, zira bu muamelenin ancak takip prosedürü içinde yapılabileceğini ileri sürmüştür.…
Federal Mahkeme, borçlunun bu müracaatini kabul etmiş ve takibin iptaline karar vermiştir.…
Gerekçe:…
1) Borçlu, alacaklı tarafından 12 Martta yapılması kararlaştırılan satışın talikini de istediğine göre, Kanton Tedkik Mercii bu talebi vakit geçirmeksizin Federal Mahkeme’ye ulaştırmalıydı; halbuki böyle hareket etmiyerek temyiz prosedürüne taallûk eden Nizamname'nin 7 nci maddesinde derpiş edilen azamî beş günlük müddetten çok sonra -…
2) Takibin iptaline müteveccih iddianın ise kabulü gerekir. Alacaklının ve Tedkik Mercii’nın noktai nazarı hilâfına, borçlu, bir rehin mevcut olduğu müddetçe, âdi takip yapılmasına müsamaha etmek mecburiyetinde tutulamaz. Âdi takip yolu ancak rehnin paraya çevrilip satış bedelinin alacağı karşılıyamadığının anlaşılması halinde mümkündür. En itinalı kıymet takdiri dahi, rehnin paraya çevrilmesinin yerini tutamaz. Keza alacaklı, kendisiyle senetlerin kıymetten düşmesi ve borçlunun teminatı itmam etmemesi halinde merhun senetleri satmak hakkını veren rehin senedi hükmünü boş yere ileri sürmektedir. Alacaklı bu hakkını kullanmamış olduğu müddetçe -…
B. Zuber/Meyer Dâvası…
(Federal Mahkeme İcra - İflâs Dairesi'nin 27/IV/1932 tarihli kararı)…
Olay:…
1) Taraflar arasında 29/XII/1980 tarihinde «borç ikrarı ve kefalet senedi» başlığını taşıyan aşağıdaki anlaşma imzalanmıştır :…
«M. Julius Wyler, Lucerne’de mukim Dr. L. F. Meyer’e 1/X/1931 tarihinde vâdesi hulûl edecek olan 30.925. frank borcu bulunduğunu kabul eder. Alacaklıya teminat olarak aşağıda yazılı menkul rehinleri verilmiştir : …
frankın faiz ve muhtemel masraflarla birlikte tediyesine kefalet ve Wyler’in borcu bizzat ödememesi halinde borcu ve teferruatını vâdeden itibaren bir ay içinde, yani en geç 31/X/1931 tarihinde, ödemeyi taahhüt eder. Alcaklı, ademi tediye halinde, gerek borçluyu, gerek kefili, daha önce merhun mallan paraya çevirmeğe veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunmaya mecbur olmaksızın, âdi takip yoluyla takibetmeğe selâhiyetlidir. Merhun mallar, tediye halinde borçluya veya kefile iade edileceklerdir».…