İsmail DOĞANAY (*)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Haziran 1985
Cilt: 13 Sayı: 1
İsmail Doğanay
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurul’unun Bir Kararı Münasebetiyle)…
1. Maddî Olay ve Dava :…
Davacı vekili, davalılardan ... yazı işleri müdürü bulunduğu ... adlı gazetenin ...…
2. Savunma:…
Davalılar vekili, müvekkillerinin ceza mahkemesinde mahkûm olduklarını kabul ederek,…
3. Yerel Mahkeme Kararı :…
Davalılardan ...’nin, diğer davalı ...’in yazı işleri müdürü bulunduğu ... gazetenin…
İşbu kararı, her iki taraf vekilleri temyiz etmiştir.…
4. Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin (Bozma) Karan (14.6.1982 gün ve 5197/6203)…
1) Davacı tarafın (tüm), davalıların ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.…
2) Davacının manevî tazminat isteği, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinden kaynaklanmaktadır. Mânevi tazminatta temel olan ana düşünce, kişilik hakkında yapılmış olan saldın sonunda ortaya çıkan ruhsal çöküntü ve duyulan mânevi acıların dindirilmesi, başka bir deyişle, saldın ile ortaya çıkan değişikliği ortadan kaldırmak, saldırıdan önceki durumun geri gelmesini sağlamaktır. Borçlar Kanunu’nun 49/I maddesinde mânevi giderim olarak belirli bir paranın ödeneceği kabul edilmiştir. Burada para ödeme yoluyla sağlanan sonuç, saldırıya uğrayan kişinin, saldırganın devlet eliyle belirli bir parayı ödemeye mahkûm edildiğini görerek, bir tatmin, bir rahatlama duygusuna sahip olması ve dolayısiyle mânevi acı ve çöküntülerden kurtulmasıdır. Saldırganın bu biçimde tazminatla yükümlendirildiğini görmek, saldırıya uğrayan kişide, belirli bir para kazanmaktan çok, «bir tatmin duygusu» yaratacak niteliktedir.…
Bilindiği gibi, mânevi tazminatın kapsamının belirlenmesi için belirli bir ölçü getirilmemesi nedeniyle, takdir yetkisi tamamen hâkime bırakılmıştır. Hâkim bu takdir hakkını kullanırken hukuk biliminin bu yolda getirdiği ana kurallardan yararlanmak ve Türk toplumunun, sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle tarafların gerçek durumu ile olayın özel niteliği ve sonuçlarım gözönünde bulundurmak zorundadır. Davalılardan ve davaya konu olan yazının yazan ... ve gazetenin sorumlu müdürü (Ankara Basın Toplu Asliye Ceza Mahkemesi)’nin ... tarih ve ... sayılı karan ile davacı ...’na yayın yoluyla hakaretten Türk Ceza Kanunu’nun 482/son maddesi gereğince mahkûm oldukları ve cezalarının ertelenmediği anlaşılmıştır. Mahkeme mânevi tazminat miktarını takdir ederken davalıların ceza mahkemesindeki mahkûmiyetlerini nazara almamıştır. Yukarda da açıklandığı gibi, mânevi tazminatın amacı bir tatmin duygusunun yaratılmasını sağlamaktır. Davalılardan ikisinin ceza mahkemesinde mahkûm olmaları, davacı ... tüzel kişiliğini ve bu tüzel kişiliğin…
O halde, mahkemece, özellikle davalıların ceza mahkemesindeki mahkûmiyetleri de gözönüne alınarak, daha (ılımlı) bir mânevi tazminat’a hükmedilmek üzere, hüküm bozulmalıdır. (Not : Özel daire bozma kararı aynen alınmıştır).…
Kararın Tahlili :…
Yukarıya aktardığımız maddî olay ile bu olay’a uygun olarak verilmiş olan yerel mahkeme…
«Bozma kararı» gerekçesini aynen yukarıya aktardığım özel daire görüşüne göre; haksız…
(Emvalin istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden başka bir şahsın veya bir ailenin şeref ve haysiyetini ihlâl eden her nevi cürüm ve kabahatlerde bir gûna maddi zarar vukua gelmese bile mahkeme mağdurun talebine mebni mânevi zarar mukabili olarak muayyen tazminat itâsına da hükmedebilir.) …
şeklindeki 38. maddesi hükmünü sevkederken, «her türlü hakaretten dolayı mahkûm olanlar…
Bilindiği üzere, hürriyeti bağlayıcı bir cezanın, —toplum yönünden— en büyük fayda…
«Mânevî tazminat» bakımından özel hukuk ile ceza hukuku’nun hareket noktalan birbirinden…
«Mânevî tazminat»ın tayin ve takdirinde, sadece, haksız fiil failinin «ağır kusuru»…
Daha önce metnini yukarıya derç’ettiğimiz Türk Ceza Kanunu’nun 38. maddesi hükmü,…
Kanun koyucu, mânevi tazminatı; bir haksız fiile maruz kalan mağdurun halen çektiği…
Yargıtay özel dairesinin, —cezanın konuluş nedeni ile mânevi tazminatın kabul ediliş…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (Onama) Kararı (23.1.1985 gün ve E. 1983/4-58, K. 1985/36)…
«Olayda mânevi tazminat hükmedilmesini gerektirir koşullar gerçekleşmiştir. Davalılardan ikisi, her ne kadar ceza mahkemesinde mahkûm olmuşlar ise de, mânevi tazminatla güdülen amacın ceza mahkûmiyet ilâmı ile kısmen de olsa karşılandığı düşünülemez.…
Keza, olayla ilgili olarak Basın Kanunu uyarınca hüküm özetinin yayınlanmış bulunması hali için de aynı düşünceler geçerlidir. Bu nedenlerle mahkemece ceza mahkûmiyet ilâmı ve Basın Kanunu uyarınca hüküm özetinin yayınlanmış bulunması hali dikkate alınmadan mânevi tazminat’a hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan (direnme) karan onanmalıdır.»…