Öğretide, Eren, tatil süreleri veya boş zamanların bir haksız fiil sonunda kullanılamaz hale gelmesi durumunda, bu imkanlardan yoksun kalan kimsenin şartların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat davası açabileceğini söylemektedir(46).…
Oktay ise, gezi sözleşmesine en yakın sözleşme olan eser sözleşmesinde sadece maddî zararların tazmin edileceği esası getirilmiş olduğundan ve manevî zararların tazmininin sadece kanunda düzenlenmiş hallere özgü olmasından hareketle boşa giden tatil ile ilgili bir manevî tazminat talebinde bulunulamayacağını ifade etmektedir. Oktay’a göre,…
Hukukumuzda Erten, konuyu, serbest zaman, tatil veya seyahat zevkinden yoksun kalma nedeniyle zarar bağlamında incelemekte ve yıllık izin hakkının doğal bir sonucu olarak elde edilen serbest zaman zevkinin, objektif ölçülerde genellikle, birtakım zorunlu malvarlıksal harcamalar yoluyla, yani para karşılığında satın alınabildiğini, bu nedenle de gerçek bir “mameleki kazanç” oluşturduğunu…
Büyüksağiş de tatil için ayrılan zamanın kullanılamaması nedeniyle kişisel öneme sahip anların kaybının, mağdurun ruh dünyasında yarattığı sarsıntı ölçüsünde manevî zarar teşkil edeceği, Türk doktrininde savunulduğunun aksine, bu sarsıntının kişinin psikolojik varlığı üzerinde ağır bir etki yapmış olması şartının, ne mevcut yasa ne de BK Tasarısı’nın 57. maddesinin(52)…
