Yukarıda da açıklandığı üzere MK md. 101/3 hükmü, maddi anlamda yeni bir hüküm değildir.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2006
Cilt: 23 Sayı: 4
Göktürk Uyan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
V. MK MD. 101/3 HÜKMÜ KARŞISINDA TÜZEL KİŞİLİĞİ HAİZ KİŞİ TOPLULUĞU BENZERİ ÖRGÜTLENME MODELİNE SAHİP VAKIFLARIN HUKUKİ DURUMU VE MK MD. 101/3 HÜKMÜNE UYGULAMADA ATFEDİLEN YANLIŞ ANLAM ÜZERİNE
MK md. 101/3 hükmü, uygulamada çeşitli sivil toplum kuruluşları ve özellikle de üyeli…
«...Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Medeni Kanununun vakıfları düzenleyen hükümlerine göre vakfa üye olunması bakımından bir yasak mevcut değil iken Yeni Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde vakıflarda üyelik olmayacağı kesin ve emredici bir şekilde öngörülmüş olduğundan genelde vakfa üye olunmasını mümkün kılan vakıf senedi hükümlerine itibar edilemeyeceği gibi senet değişiklikleri ile de bu yolda bir hüküm getirilemez...»…
Söz konusu Daire'nin, son derece pozitivist bir hukuki yaklaşım içeren bu kararı,…
MK md. 101/3 hükmü, bir vakfın, vakfa üye olunmasını mümkün kılan bir vakıf senedi…
«Dava dilekçesinde vakfın tescili istenmiştir.. .7.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Medeni Kanunun 101. maddesinin 3. fıkrası, vakıflarda üyelik olmayacağını hükme bağladığı halde, kanunun buyurucu nitelikteki bu hükmü gözetilmeden, belirsizliğe ve uygulamada kargaşaya yol açacak şekilde Genel Kurulu teşkil eden vakıf üyeleri sayısının her yıl yönetim kurulu tarafından belirleneceğini ve vakfa sonradan üye olanlardan meydana geleceğini kararlaştıran Vakıf Senedinin 7. maddesinin Medeni Kanunun öngördüğü biçimde yeniden düzenlenmesi için davacı tarafa uygun bir süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir...»…
Diğer yandan, MK md. 101/3 hükmü ile düzenlenen vakıflarda üyelik olmayacağı esasının,…
«...7.7.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Medeni Kanunun 101. maddesinin 3. fıkrası, vakıflarda…
Uyuşmazlık Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu ve Adalet Bakanlığı Bütçe Dairesi ile Merkez Saymanlık Müdürlüğünde çalışan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi görevlilerin de vakfa yeni üye olarak alımını amaçlayan senet değişikliğine yer verilmesi, Doğru görülmemiştir...»…
Bununla beraber, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğu…
«Resmi gazetede yayımlanarak 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "vakıflarda üyelik olmaz" hükmünü içeren yalın düzenleme, uygulamada ve vakıfların faaliyetlerini sürdürmelerinde duraksamaya neden olmuştur. Vakıflarla ilgili diğer yasalarda bu tür yasaklayıcı hüküm bulunmadığı gibi bundan önce yürürlükte bulunan Türk Kanunu Medenisinde de böyle bir düzenleme yer almamaktadır. Yeni yasanın 101. maddesindeki bu hükümle, senetlerinde vakfın yetkili karar organını oluşturmak ve yönetim uzvuna kaynak teşkil etmek üzere üyeliğe yer veren, özellikle amacı üyelerine destek verip onlara sosyal güvence sağlamak olan mevcut vakıfların tasfiyesi veya hemen yeni yasaya uyarlanması öngörülmemiş, başka bir deyişle bunların faaliyetlerini üyeleri olmadan sürdürmelerinin amaçlandığını gösteren bir hükme gerek bu madde gerekse 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunda yer verilmemiştir. Hal böyle olunca, üyelerine destek ve sosyal güvence sağlamak amacıyla kurulup malları bu amaca özgülenmiş bulunan bir vakıfta üyeliğin kaldırılması, o vakfın tasfiyesi sonucunu doğuracağı aşikar bulunduğundan kanun koyucunun açıkça istemediği böyle bir uygulama şu halde yapılamaz.…
Söz konusu kararda da isabetle belirtildiği üzere kanunkoyucu, MK md. 101/3 hükmünü…
Diğer yandan, MK md. 101/3 hükmünün uygulanmasını gösteren yeni bir tüzük hükmü ile…
Bu noktada, üyeli vakıfların MK md. 101/3 hükmü karşısındaki hukuki…
Belirtmek gerekir ki, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün MK md. 101/3 hükmüne ilişkin bu…
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, söz konusu uygulama biçimini kabul etmiş olmasının…
Diğer yandan, Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı henüz tam olarak bilinmemektedir.…
«...4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 109. maddesi (eski Türk Medeni Kanununun 77. maddesi) hükmü uyarınca vakfın bir yönetim organının bulunması zorunlu olup; aslolan bu organın vakfı kuranların iradelerine uygun olarak vakıf senedinde yer alması ve uygulanmasıdır. Davacı vakfın kuruluş senedinin 14. maddesinde yönetim organının (yönetim kurulunun) mütevelli kurulu başkanı, genel sekreter ve mütevelli kurulunca seçilmiş bir üye olmak üzere üç kişiden oluşacağı hükme bağlanmıştır. Vakıf senedinde öngörülen bu üç kişilik kurulun vakfın yönetimi ve gayesine uygun faaliyetlerde bulunabilmesi için yeterli görülmemesi nedeniyle üye sayısının artırılmasında yasal sakınca yok ise de, istikrarın sağlanması bakımından bu sayının sabit tutulması, değişkenlik arzetmemesi gerekir. Şu halde senedin 14. maddesinde “yönetim kurulu en az üç en çok beş kişiden oluşur”…