Sayfa 271Ar. Gör. Evrim ERİŞİR…
I. İNCELEME KONUSU KARAR ve OLAYIN ÖZETİ
A- İnceleme Konusu Karar
“DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı karşı davacı (Alacaklı) vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi (...) tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:…
KARAR: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK.'nun 97/17. maddesine dayalı olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.…
1-Haciz borçlu şirket tarafından 25.12.2002 tarihinde davacı 3. kişiye devredilen fabrika işyerinde yapılmıştır. Borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK'nun 44 ve BK 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilememiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devralan davacı da borçlar kanunun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan 3. kişinin davasının reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır. 2-Alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasına gelince;…
Davalı-Karşı davacı alacaklı icra takibini 18.11.2002 tarihli buğday satışına dayalı müstahsil makbuzuna dayanarak yapmıştır. İptali istenen tasarruf ise 25.12.2002 tarihli olup borç doğumundan sonradır. İİK'nun 280/son maddesi hükmünce bir ticari işletmenin devri halinde işyerini borcun doğumundan sonra devralan şahsın borçlunun alacaklarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da ızrar kasdıyla hareket ettiği kabul olunur. Üçüncü kişi bu karinenin aksini,…
O halde, davalı- karşı davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.…
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,…
21. HD, 17.10.2005, E. 3206 K. 9598 (Kazancı Bilişim-İçtihat Bilgi Bankası).…