4. Zarar
a. Borçlar Kanunumuzda 3444 sayılı Kanun ile 1988 yılında yapılan değişiklikten sonra,…
hukuka aykırı fiil yüzünden çektiği elem, acı ve ızdırabı ifade etmektedir.…
b. Doktrinde bir görüş ise, manevi zararın kişilik hakkı değerlerinde bir azalma olduğunu ifade etmektedir.…
aa. Kanaatimce kişilik hakkı değerlerinde bir azalmanın söz konusu olması düşünülemez.…
bb. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere tüzel kişilerin manevi tazminat istemelerinin mümkün olup olmadığı tartışmalı olup, kanaatimce tüzel kişilerin de kendisini teşkil eden organlar aracılığıyla bir elem ve üzüntü…
cc. Manevi tazminat talep edebilmeleri tartışmalı olan ayırtım gücü olmayan kimseler…
sahip olmayan bir kimseye manevi tazminat ödenmesi ihtiyacı da ortaya çıkmayacaktır
Kaldı ki, ayırtım gücü de nispi bir kavram olup, her somut olayda söz konusu kimselerin…
Her ne kadar bazı yazarlar ayırtım gücü olmayan bir kimsenin de manevi tazminat isteyebilmesi yönündeki görüşlerini cezalandırma amacına değil, eşitlik ilkesinin zedelendiği gerekçesine dayandırmakta iseler de, kanaatimce bu görüş de isabetli değildir. Nasıl ki aynı hukuka aykırı eylem, örneğin bir kimseye yumruk atılması bir kimse de maddi bir zarara yol…
Serozan, “gayri mümeyyizin bedeni, onuru ve mahremiyeti en az mümeyyizinki kadar, hatta sosyal devlet ilkesi ışığında belki de ondan fazla korunmaya layıktır”…
dd. Kanaatimce bu nedenlerle manevi zararı kişilik haklarında bir azalma olarak nitelendirmeye…