B- Konu Dışı İşlemlerin Şirketi Bağlayıcılığı Sorunu
eTK’dan farklı olarak TK’da ultra vires ilkesi terk edilerek anonim şirketlerin hak ehliyetleri diğer tüzel kişiler gibi MK m. 48’e tâbi tutulmuş, böylece ehliyetin sınırları cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği gerçek kişilere özgü olanlar dışında artık her türlü hakkı iktisap ve borcu iltizam edebilir genişlikte çizilmiştir. Bununla birlikte TK m. 329/2 b. (2)’de şirketin işletme konusunun esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış şekilde ana sözleşmede yer almaya devam etmesi zorunluluğu da muhafaza edilmiştir. Yeni düzenlemede işletme konusunun artık temel işlevi, yönetim organının faaliyette bulunurken gözetmesi gereken bir sınır oluşturması, diğer bir anlatımla, yönetim kurulunun iç temsil yetkisinin sınırlarını çizmesidir (TK m. 371/1 ve 374).…
Üçüncü kişiler yönünden bakıldığında ise yönetim organının “konu dışı” işlem gerçekleştirmesi…
Hükmün uygulanmasında “işletme konusu” ibaresinin geniş olarak anlaşılması gerekir.…
Yapılan işin konu dışında olduğu, o nedenle işlemin şirketi bağlamayabileceği aşamasına…
İster doğrudan TK m. 371/2’nin, isterse aynı konuyu düzenleyen ve Yönerge çerçevesinde…
Öğretide Kırca, bu ispatın yapılması durumunda artık BK m. 46-47’deki yetkisiz temsil hükümlerinin uygulama alanı bulacağını, dolayısıyla işleme şirketçe icazet verilebileceğini, bu icazeti vermeye yetkili organın ise genel kurul olduğunu, esasen şirketin işletme konusunu değiştirme yetkisinin de genel kurulda bulunduğunun hatırdan çıkartılmaması gerektiğini; bu icazet verilirken ise duruma göre, TK m. 421’in 1. fıkrasında veya TK m. 421/3’ün uygulandığı hâllerde ise 3. fıkrasındaki yetersayılarla bir karar alınması gerektiğini, ancak genel kurulun bir ana sözleşme değişikliği yapmasına ise ihtiyaç olmadığını ileri sürmektedir.…
Konu dışı işlemin hukuki niteliğine ilişkin öğretide savunulan bir başka görüşe göre…
Üçüncü bir görüşe göre TK m. 371/2, temsil yetkisinin/gücünün kötüye kullanılmasının…
Bir başka düşünceye göre TK m. 371/2’de işlemle bağlı olunmadığını sadece şirket…
Burada öncelikle bir hususu teyit etmek gerekir: TK m. 371/2 gereğince işletme konusu…
Sorunun çözümü konusuna yeniden döndüğümüzde ise, bir kere burada bir “yetkisiz temsil”…
Öte yandan yine bu görüş sahiplerince, önce aşama aşama şirketin işlemi iptaline…
Ayrıca işleme genel kurulca icazet verilebileceği düşüncesi kapsamında, şirketin…
Kanımızca TK m. 371/2’de yönetim kurulunun temsil gücünü kötüye kullanmasının özel…
Tüm bu açıklamalar kapsamında, Kırca’nın da vurguladığı üzere…