Hal böyle olmakla birlikte, İnal’ın(75) da haklı olarak belirttiği üzere, sonuca katılmalı sözleşmede taraf iradeleri saf bir karşılıklı sözleşme kurmak yönünde olmayabilir; onların adi ortaklığa benzer bir ilişki kurmaları da mümkündür. Örneğin satıcının azlık hisseye sahip olmaya devam ettiği ve şirkette yönetim kararlarına etki edebilecek bir pozisyonda kaldığı ilişkide bir adi ortaklığın varlığı savunulabilir. Dolayısıyla bu durumlarda BK’nın adi ortaklığa ilişkin hükümleri de tarafların iradelerine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanabilir.(76)…
