Kanaatimizce Develi, aslında çekte rehin cirosu yapılamamasına ilişkin öğretide ileri sürülen gerekçelerin tamamını değerlendirmemiş, ‘çekin kısa ibraz sürelerine tabi tutulan bir ödeme aracı’ olduğu…
Kanaatimizce, de lege lata, TTK md. 818, f.1’de poliçedeki rehin cirosuna ilişkin TTK md. 689’a atıfta bulunulmaması, çekin kanun koyucu tarafından halen bir ödeme aracı olarak görülmesi ve her ne kadar tarih yönünden sürekli ertelenerek uygulamada kullanılmaya devam etse de ileri tarihli çek uygulamasının aslında geçici bir düzenleme olması sebepleriyle çekte açık rehin cirosu yapılamaz. Bununla birlikte, kanun koyucunun asıl amacı, uygulamada uzun yıllardır devam eden çekin yasaya aykırı şekilde kredi aracı olarak kullanılması durumunu kontrol altına almak için ileri tarihli çek uygulamasını devam ettirmekse, buna ilişkin düzenlemenin geçici maddelerle yapılmaması, TTK’da ve ÇekK’da çekin bir kredi aracı olarak kullanılmasına ilişkin gerekli yasal değişikliklerin yapılması ve çekin açık rehin cirosu ile devredilebileceğine ilişkin kanuna açık bir madde eklenmesi gerekir(13)…
