Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

Sayfa 405

Dr. Hazal ALGAN CANSEVEN*

Öz

Adil yargılanma hakkının oldukça önemli bir unsuru olan masumiyet karinesi gerek AİHS gerekse Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesinde düzenlenmiş temel bir insan hakkıdır. Masumiyet karinesi en genel tanımıyla suç isnadı altındaki kişinin suçluluğu yasal bir hükümle sabit oluncaya kadar masum sayılmasını öngörmektedir. Masumiyet karinesinin geniş anlamda kovuşturma aşamasının bir parçası olan kanun yolları safhasında da korumasını sürdürdüğü açıktır. Zira AİHS’de adil yargılanma hakkı kapsamında kişiye kanun yollarına başvuru hakkı temin edilmese de AİHM içtihatlarında suç isnadı altında olan kimseye ulusal hukuk kuralları uyarınca bir kanun yoluna başvuru hakkı tanınırsa bu yargılamaların da AİHS madde 6’da öngörülen garantilerin kapsamında olduğu belirtilmiştir. Kanun yolu davası sırasında da henüz ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı ve bu cihetle kişinin henüz suç isnadı altında olduğu açık olmasına rağmen ne yazık ki Türk ceza muhakemesi hukuku açısından masumiyet karinenin kanun yolu safhasında uygulanmasına ilişkin birtakım problemler husule gelmektedir.

Extended Summary