Daha önce de ifade ettiğimiz üzere CMK’nın ikinci maddesinin birinci fıkrasının (f)…
Yapılan açıklamalar ışığında tutuklama koruma tedbirinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.…
“(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.…
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı,5237sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.…
(4) Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.…
(5) Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.”…
Azami tutukluluk sürelerinin hesaplanması açısından sürenin başlatılması hususunda…
İfade ettiğimiz üzere masumiyet karinesi koruması kişinin suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar…
AİHM ise verdiği kararlarında tutukluluğun makul süreyi aşıp aşmadığına ilişkin değerlendirmesini…
Görüleceği üzere Mahkeme’nin söz konusu kararında, tutuklulukta geçecek makul süre,…
Görüleceği üzere Mahkeme tarafından esasen cezanın kanun yolu muhakemesinin sonunda…
AİHM tarafından uygulanan tutuklulukta geçen makul süre değerlendirmesinin Türk ceza…
“Bir suç isnadına bağlı olarak”tutuklulukta geçen sürenin başlangıcı, başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltına alındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklama tarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (Murat Narman,B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 66). Belirtilen tarihler arasında geçen süre esas alınarak“bir suç isnadına bağlı olarak”tutuklulukta geçen sürenin makul olup olmadığı değerlendirmesi yapılacaktır.”…
Şeklinde görüşlere yer vermiş, bu karar ile AİHM’in tutuklulukta geçen makul süreye…
AİHM ve AYM’nin ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonra sanığın tutuklu…
“CMK m.102’de belirtilen tutukluluk sürelerinin hesabında yerel mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar geçen süre dikkate alınmalı, buna karşın yerel mahkeme tarafından hükmün verilmesinden sonra tutuklu sanığın hükmen tutuklu hale gelmesi nedeniyle temyizde geçen süre hesaba katılmamalıdır; zira hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmakla sanığın altılı suçu işlediği yerel mahkeme tarafından sabit görülmekte ve bu aşamadan sonra tutukluluğun dayanağı mahkûmiyet hükmü olmaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de AİHS’nin 5. maddesinin uygulamasına ilişkin olarak verdiği kararlarda tutuklulukla ilgili makul sürenin hesabında, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonra geçen süreyi dikkate almamaktadır Somut olayda, 22.04.2005 tarihinde tutuklanan sanık (D)’nin Ceza Genel Kurulu’ndaki inceleme tarihi itibarıyla CMK’nın 102/2. maddesinde belirtilen beş yıllık tutukluluk süresinin dolduğu ve bu nedenle tahliyesine karar …
Şeklindeki değerlendirmesi ile açıkça ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının…
Bu aşamada, AİHM kararlarının bizatihi Sözleşme’nin 6 (2) maddesini ihlal ettiğine…
Öğretide bizim de katıldığımız baskın görüşe göre AİHM’nin kanun yolu muhakemesinde…
CMK hükümleri çerçevesinde, ilk derece mahkemesi tarafından mahkûmiyet kararı verilmiş…
Diğer yandan AİHM’in yeni tarihli kararları ile Wemhoff kararında benimsediği prensiplerin…
“Mahkeme, başvuranın tutukluluğunun kanuna uygunluğuna ilişkin, Temyiz Mahkemesinin 3 Şubat 2011 tarihli kararı ile sonuçlanan yargılamaların, 8 Aralık 2010 tarihinde (bk. yukarıda §§ 9-11), yani Yerel Mahkemenin başvuranı mahkum eden 6 Aralık 2010 tarihli kararının ardından (bk. yukarıda § 8), başladığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, Sözleşme’nin 5 § 1 (c) ve 5 § …
