Doktrinde Şahlanan ayrı bir iş yargılamasının ve bu yargılamayı uygulayan iş mahkemelerinin kurulmasının esas nedeninin işçiyi korumak olduğuna işaret etmektedir. Rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin yasal düzenlemelere, gerek Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununda gerekse 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunununda hizmet sözleşmesine ilişkin bölümde yer verilmiştir. Diğer yandan, rekabet yasağının ihlali nedeniyle açılan davalarda borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. Rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususu düzenlemesi görevli mahkemeyi etkileyecek
Doktrinde Kar ise her iş sözleşmesinin mutlaka ticari işletmeyi ilgilendirmediğini, bu sebeple, her rekabet yasağı ihlalinden doğan davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceğini ve çözümünün de ticari anlamda bir uzmanlık gerektirmediğini ifade etmektedir(26)…
Doktrinde Baycık da iş sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet etmeme borcunda uyuşmazlık kaynağının iş ilişkisi olduğunu, ayrıca rekabet yasağı sözleşmesinin yapıldığı tarihte tarafların işçi ve işveren sıfatı taşıdıklarını, bu sebeple uyuşmazlığın meydana geldiği tarihteki durumun herhangi bir önemi olmadığını ifade etmek suretiyle iş mahkemelerinin…
Özkaraca/Özkan Karakoç’a göre ise önemli olan rekabet yasağının iş ilişkisi çerçevesinde, iş sözleşmesinden doğuyor olmasıdır. Yoksa hükmün sözleşmenin sona ermesinden sonra uygulanacak bir yükümlülük getirmesinin görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. 7036 Sayılı İMK’nın göreve ilişkin m. 5/a hükmüne göre, tüm işçilerin, işveren veya işveren vekillerine karşı iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında iş mahkemeleri…
Ancak Ertan, mevcut haliyle TTK m.4/1, c hükmü uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar bakımından asliye ticaret mahkemesinin…
