506 sayılı Kanunun 80. maddesi; “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Kasım 2018
Sayfa: 781 - 790
Şükran Ertürk
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
C. ŞİRKET ORTAKLARININ SOSYAL SİGORTA PRİMİNDEN SORUMLULUĞU
Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu;…
5510 sayılı Kanunun 88. maddesi de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer…
6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının şirketten tamamen…
506 sayılı Kanunun 80. ve 5510 sayılı Kanunun 88. madde içeriklerinden anlaşılacağı…
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.03.2016 tarih ve E. 2015/14237, K. 2016/3698 sayılı…
Özel Daire, “eldeki davada davacının şirketten tahsili mümkün olmayacağı anlaşılan Kurum alacakları bakımından ortak olduğu dönemle ilgili olarak sorumlu olması doğal ve yasal gerekliliktir. Fakat mahkemece davacının devralan ortak sıfatı ile devir tarihinden önce doğmuş olan prim borçlarından, işveren şirketten tahsil edilememesi şartının gerçekleşmesi halinde, sorumlu olmayacağına dair kabul isabetli değildir.…
Davacının ortaklığı devralmadan önceki şirket borçlarından sorumluluğu hususunda Anayasa Mahkemesinin 28.4.2011 tarihli kararı ile 5766 s. Kanunun geçici 1. maddesini iptal etmesi sebebiyle 6183 s. kanunun geçici 1. maddesi ve her kanun yürürlükte olduğu dönemde uygulanması gerektiğine dair genel hukuk kuralı sebebiyle 6183 s. kanunun 35.maddesine 4.6.2008 tarihinde 5766 s. Kanunun 3. maddesiyle eklenen fıkranın uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. 6183 s. kanunun 35. maddesinin yukarıda belirtilen ilk haline göre değerlendirme yapıldığı taktirde ise sorunun çözümünde 5766 s. kanunun çıkarılış amacı ve Ticaret hukuku ile birlikte konu irdelenmelidir. 5766 s. kanunun genel gerekçesinde, 6183 s. Kanunun mevcut hükümlerinin uygulanmasına dair yargı kararları dikkate alınarak, uygulamaya açıklık getiren düzenlemelere yer verildiği, öngörülen değişiklikler ile 6183. s. Kanunun temel felsefesi korunarak, amme alacaklarının daha süratle tahsiline imkan verilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Bu bakımdan kamu borçlularının paylarını devretmeleri halinde devreden ve devralan ortakların sorumluluğunun açıkça belirlenmesi amacıyla yasal değişikliklerin yapıldığı anlaşılmakta olup ticaret hukukunda limited şirket ortaklarının tüm işlemlerinde basiretli davranma ve özen yükümü de dikkate alındığında limited şirketteki diğer ortağın hissesini devralan ortağın, o hissedarın devir anına kadar mevcut şirket borçlarından yükümlü bulunduğunu bilmesinin en az ticari muamelelerde bir tüccarın göstermesi gereken basiretli davranış
Karara karşı oy yazan üye ise şu gerekçelere yer vermiştir: “önceki yasal düzenlemede limited şirket ortaklarının payını devretmesi ve devir halindeki sorumluluk düzenlenmemiş iken Yasa koyucu bunun eksikliğini hissederek devirden önceki borçlardan devralanın da sorumlu olacağına karar vermiştir. Ayrıca geçici 1. madde ile bu değişikliğin geçmişe de uygulanacağına hükmetmiştir. Daha önce böyle bir hüküm olmadığı, yasanın devralan ortağın önceki borçlarından sorumluluğu öngörmediği Yasa koyucunun da kabulündedir ki değişikliği geçmişe yürütmüştür.…
Limited şirket payını alan ortağın devirden önceki borçlardan sorumluluğunu düzenleyen fıkranın geçmişe yürürlüğünü düzenleyen geçici 1.madde Anayasa Mahkemesinin 28.4.2011 tarih 2011/68 s. kararı ile iptal edilmiştir. İptal gerekçesinde: “Kural olarak hukuk güvenliği yasaların geriye yürümemesini zorunlu kılar. Bu sebeple kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca yasalar yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki hukuki durumlara uygulanabileceklerinden, sonradan çıkan bir kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanmaz.…
… Yasal düzenlemelerin yanında Kurum alacağı bir kez daha güvence altına alınmak istenmiş ve 2008 tarihinde payı devralan ortak da devirden önceki borçlardan sorumlu tutulmuştur. Ancak devreden ortak zaten yasa gereği sorumlu olduğundan sorumluluktan kurtulmamaktadır. Devir olsa bile, sorumluluk yeni dönemde de devam etmektedir. Devir ile borcun doğduğu…
4.6.2008 tarihli 5766 sayılı Kanunla 35. maddede yapılan değişiklik ile “ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi durumunda, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur denmiş ise de aynı yasa ile değiştirilen mükerrer 35. maddedeki “amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur hükmü Anayasa Mahkemesinin 19.3.2015 tarih ve E. 2014/144, K. 2015/29 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.…