Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Kasım 2018
Sayfa: 848 - 851
Şükran Ertürk
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
D. MADDİ MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇILMADAN ÖNCE ÖDEME YAPILMASI
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19.4.2016 tarih ve E. 2015/13528, K.2016/6953 sayılı…
Dava, TBK 28 maddesinde gösterilen aşırı yararlanma hukuksal nedenine bağlı sözleşmenin…
Uyuşmazlık tarafların ceza kovuşturması safhasında uzlaşma sonucu düzenlenen ödeme…
İlk derece mahkemesi ret gerekçesini CMK nın 253 maddesine dayandırmıştır. Özel daire…
“somut olayda davacı kampus inşaatında imalat işçisi olarak görev yapmakta iken ikinci kattan zemine düşerek ağır yaralanmıştır. Aynı olayda dava dışı bir işçi daha yaralanmıştır. Olayın iş kazası olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yapılan tespitlerde davacının beş tane kaburgasının kırık ve platin takılı olduğu, ayağının 3 yerden kırıldığı, baldır bölgesinde kırık olduğu ve işitme engelinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sağlık Bakanlığım Hastanesinin 7.3.2014 tarihli raporunda davacının sağ tibia-fibula kırık sekei ve bilateral işitme kaybı sebebiyle maluliyet oranının %57 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Olay tarihi 29.08.2013 olup, davacı ve davalılar 25.000 TL maddi ve manevi tazminat karşılığında uzlaşmışlar ve bu uzlaşma 7.11.2013 tarihinde, yani olaydan yaklaşık iki ay bir süre sonra onaylanmıştır. Davacı aşırı yararlanma, müzayaka (darda kalma) iddiasıyla davasını TBK 28/2 maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmıştır.…
Yine somut olayın incelenmesinde, davacının davalıları ibra vaadinde bulunmuş, daha sonra da uzlaşma tutanağı ile ibra etmiştir. İbra kurumu 818 s. BK da düzenlenmemesine rağmen, yargısal kararlarda edimler arasında açık oransızlık varsa mahkemece tartışılması gerektiği hususu istikrar kazanmıştır. Nitekim 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK 132. mad
Öğreti ve yargısal kararlardaki hâkim görüş nazara alınarak aldatma, yanılma ve korkutma gibi iradenin fesada uğradığı hallerde olduğu gibi, aşırı yararlanma (sömürme, gabin) halini de iradenin hükümsüzlüğü gibi değerlendirmek gerekmektedir.…
Yani aldatma (hile), yanılma (hata) ve korkutmada (ikrah) olduğu gibi aşırı yararlanma da ( müzayaka, gabin) halleri de tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir.…
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının aşırı yararlanma, darda kalma, hukuksal nedenine dair tüm delilleri toplamak, davacının iş kazası sebebiyle maluliyetini kesin olarak saptamak, kurumca sürekli iş görmezlik geliri bağlanıp bağlanmadığını araştırmak tarafların olaydaki kusur durumunu saptamak, davacının gerçek zararını ortaya koymak ev yapılan ödemeye göre açık oransızlık bulunup bulunmadığını saptamak ve ortaya konan delillere göre somut olayda aşırı yararlanma hukuksal olgusunun gerçekleşip gerçeklemediğini belirlemekten ibarettir.…
TBK 28 göre aşırı yararlanma (sömürme) hukuksal nedenine bağlı olarak iradenin fesada uğratıldığının kanıtlandığı takdirde bu durumda dairemiz yerleşmiş ve istikrar kazanmış içtihatları doğrultusunda, ödemenin yapıldığı tarih göz önünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması, böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığını bulunup bulunmadığının denetlenmesi, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata dair ödemenin kısmi ifayı içeren makbuz niteliğinde kabul edilmesi ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığının saptanması, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapılması, daha sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekmektedir”.…