Somut bir olayda yerel mahkeme tarafından: “delillere göre; tahkim şartının yer aldığı anlaşmanın imzalandığı tarihte davalı şirketin yetkili temsilcisinin dışarıdan müdür olarak atanan... olduğu, ...’ün şirketin yetkili temsilcisi olarak görülmediği, ancak, aynı hakem kararında; 2008 yılı Ocak ayından Nisan ayına kadar davacı ile davalı şirket arasında krom cevheri alım satımına ilişkin çeşitli sözleşmelerin yapıldığı, bu sözleşmelerin dava konusu olan sözleşme de dahil 6 tanesinin ... tarafından şirketi temsilen…
“Somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşmede tahkim şartı bulunmakta ise de sözleşmeyi imzalayan ...’ün sözleşme tarihi itibariyle davalı şirketi…
Somut olayda geçerli bir tahkim şartı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”…
Kanaatimizce, HMK 412(3) maddesi uyarınca tahkim anlaşmasının düzenlenmesinde imza…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onanan başka bir yerel mahkeme kararında(26)…
“Davacı şirket adına bu sözleşmeleri 5.11.1998 tarihli noter vekâletnamesine dayalı olarak dava dışı A.F.B.’in imzaladığı, belirtilen vekâletnamede vekile tahkim sözleşmesi düzenleme yetkisi verilmediği gibi adı geçen vekilinin, davacı şirketi ilzam edecek tasarruflarda bulunabilecek müdür veya yetkili temsilci sıfatını da haiz olmadığı, yetkisi bulunmayan vekilin böyle bir sözleşmeyi imzalamasının satış sözleşmesi kapsamında olan tahkim sözleşmesini geçerli hale getiremeyeceği, kamu düzenine ilişkin konularda açık ve kesin olarak icazet verilmedikçe tahkim şartının…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin 11.10.2000 tarihli katı tutumlu kararı…
“(...) bu hüküm daha çok temsil edilen ile işlem yapan arasındaki ilişkide söz konusu olur ve örneğin kambiyo senedi şirket adına yetkili olmayan kişi tarafından düzenlendiğinde, şirket yetkilisinin bu işlemi kabul etmesi halinde 388. maddedeki koşullar artık aranmaz; bu şekilde işlem yapılıp, şirket yetkilisi tarafından buna ses çıkarılmamış, daha önce de bu tür işlemler yapılagelmiş ve teamül halini almışsa burada da zımni kabulün varlığı söz konusu olur ki,…
Kararın dayanağı olan Yargıtay 14. Hukuk Dairesi(28) kararında şu şekilde ifade etmiştir: “Hakkın kötüye kullanılmamasını öngören MK. m. 2, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanılmasını korumaz. Somut olayın özelliklerine göre, şekle aykırılığın bu aşamada ileri sürülmesi Medeni Kanununun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve “bir hakkın kö
