Aşağıda alıntıladığımız kararda davacının yoksun kalınan kazancı mütecavizin elde…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Nisan 2025
Sayfa: 236 - 240
Ozan Ali Yıldız
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
4.Mütecavizin Elde Ettiği Kazanca Referansla Yapılacak Zarar Hesabında Markanın Elde Edilen Kazanca Katkısının Dikkate Alınması Gereği
Marka hakkına tecavüz edilmesi, marka hakkı sahibinin fiili zarar (fiili kayıp) ve/veya…
Marka hakkının ihlaline dayalı tazminat davalarında, zararın (özellikle de yoksun…
Aşağıda alıntıladığımız Yargıtay kararı, 556 sayılı (Mülga) Markaların Korunması…
Yargıtay 11. HD, T. 20.10.2015, E. 2015/3162, K. 2015/10747…
“Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2010/54-2014/55 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. T… D… ile davacı vekili Av. Y… G… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ile
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin “D. F.” tanınmış markasının benzeri olan “F.F. markasını tescilsiz olarak kullandığını, davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, önlenmesini, tecavüzlü ürünlere el konulmasını, tecavüz oluşturan marka kullanımlarının durdurulup ilgili eşyaların toplatılmasını, hüküm özetinin ilanını, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, maddi tazminat tutarını 19/11/2013 de 721.625 TL olarak ıslah etmiştir.…
Davalı vekili, kullanılan markanın “F. F.” olduğunu, oysa davacı markasının kök olarak “D.” olduğunu, söz konusu ek nedeniyle korunamayacağını, “F.” ibaresinin ayırt edici ana unsur olmadığını, dolayısıyla herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığını, haksız rekabetten söz edilemeyeceğinin, tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.…
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının “D D. F. + ŞEKİL” ibareli markasının olduğu, davalı şirketin ise tescilsiz olarak “F. F.” markasını sabun emtiasında kullandığı, genel izlenim bakımından D. F. ibaresin markanın ayırt edici unsuru olarak göze çarptığı, “F.” ibaresinin markanın ayırt edici çekirdek unsurundan sayılması gerektiği, davalı kullanımının marka tecavüzü olduğu, öte yandan, tecavüzlü markayı taşıyan üründe davacı adına kayıtlı “F.” markasının da markasal şekilde kullanıldığı, bu bakımdan, söz konusu ticari faaliyetin sonucu olan kârın genel olarak haksız elde edildiği belli olmakla birlikte, kısmen “F.” markasının katkısının da bulunabileceği, %25’lik bir indirimin olayların akışına, tazminatın net ve tartışmasız biçimde hesaplanmasının mümkün olmayış gerçeğine ve hakkaniyete uygun düşeceği, diğer taraftan marka sahibinin tecavüze bağlı olarak MarkKHK 62/b. madde uyarınca manevi tazminat isteme hakkının da bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenme
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.…
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.…
2- Dava, davacının tescilli markası olan “D. F.” markasına, davalının “F. f.” markasal kullanımı nedeniyle tecavüzde bulunduğu iddiasına dayalı tespit, men ve maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.…
Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalının söz konusu markanın kullanımı nedeniyle elde ettiği karın tespiti yönündeki belirlemeleri doğru olmamıştır. Çünkü davalının sabun emtiasından elde ettiği kar oranı ile diğer ürünlerinden elde ettiği kar oranı farklı olabileceği gibi, davalı karının elde edilmesinde ve miktarındaki tek etken marka olmayıp, malın kalitesi, fiyatı, sunum şekli, pazarlama tekniği vs. de etkilidir. Bu nedenle bu tür bir hesaplama yapılırken mütecavizin cirosunun oluşumunda rol oynayan marka dışındaki bu tür etkenlerin de ayrıştırılması gerekirken, bu hususlarda bir inceleme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır.…
Öte yandan, dosya kapsamından, davacının markasına tecavüz ettiği belirlenen davalı kullanımının “F. F.” şeklinde olduğu, F. ibaresinin büyük olarak üstte, “f.” ibaresinin ise küçük harflerle altta yazılı bulunduğu görülmektedir. Yani davalı kullanımında davalı adına tescilli olan “F. ibaresi de kullanılmaktadır. Mahkemece bu yönde bilirkişi raporu alınmaksızın yapılan değerlendirmede, söz konusu ticari faaliyetin sonucu olan kârın genel olarak haksız elde edildiği belli olmakla birlikte, kısmen “F. markasının katkısının da bulunabileceğinin inkar edilemeyeceği, çünkü, davalının sadece davacının …