• Sözleşme’de yer alan hakların korunmasının iyi bir çevreye bağlanması suretiyle…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2023
Sayfa: 723 - 730
Volkan Aslan
Editör:Sümeyra Karınçu Karaağaç, Sertaç Işıka, Adem Sözüer
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
F.AİHM ve Türk Anayasa Mahkemesi Kararlarında Çevre
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde çevre ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır.…
• Çevrenin korunmasının kamu yararı gereği olması ve kamu yararı gereğince Avrupa…
Mahkeme kararlarına bakıldığında ayrıca, adil yargılanma hakkı ile etkili başvuru…
Türk Anayasa Mahkemesinin çevre ile ilgili kararları da -bireysel başvuru kararları…
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarına bakıldığında, 1982 Anayasası’yla…
Bir diğer kararında da Mahkeme, “Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş, insan dışındaki bitki, hayvan ve mikroorganizma dâhil canlı organizma olarak ifade edilen genetiği değiştirilmiş organizmaların da biyolojik çeşitliliğin kirlenmesi bağlamında öznesi olan bireyler açısından çevre hakkının konusu olabileceği ve bu şekilde değerlendirilebileceği açıktır.”
“Anayasa’da yer alan ikinci ve üçüncü kuşak hakların ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunulamayacağı ifade edilmekle birlikte sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının; Anayasa’nın fiziksel ve ruhsal bütünlüğün korun
Görüldüğü üzere, çevrenin başlı başına zarar görmesi Anayasa Mahkemesine başvurulması…
“(…) özel hayat çerçevesinde korunan hukuksal çıkarlar üzerinde doğrudan ve ciddi bir etkisi bulunmayan, manzara hakkı veya güzel bir çevrede yaşama hakkı gibi çevresel hakların, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında değerlendirilmesi söz konusu değildir (…) Zira 8. maddenin aktif hâle gelmesini sağlayan etken, çevrenin genel olarak bozulması değil bireylerin özel veya aile hayatı ile konutları için zararlı bir etkinin söz konusu olmasıdır.”(38)…
Bireysel başvuru kararlarında çevre hakkının çoğunlukla özel ve aile hayatına saygı…
Norm denetimi kararlarına bakıldığında, Mahkemenin çelişkili karar pratiği göze çarpmaktadır.…
“Anayasa’nın 5. maddesiyle kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlama ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama ödevi Devlete verilirken, 56. maddesiyle de herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu belirtilerek, bu hakkı korumanın yine devletin ve vatandaşların ödevi olduğu vurgulanmaktadır. Devlete verilen bu görevlerin yaşama geçirilmesi bakımından (…)”(45)…
Diğer tarafta ise yine Mahkeme, 56. maddeye aykırı bulunabilecek nitelikteki düzenlemeleri…
“Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi ifade eden sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi, Devletin görevleri arasındadır. Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlama ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama ödevi Anayasa’nın 5. maddesiyle Devlete verilmiştir. Ekonomik ve mali olarak güçlü olmak Devletin bu ödevleri yerine getirmesinin en önemli koşulları arasındadır. Bu amaç için kalkınma ve ekonomik gelişmişliğin üst seviyelere çıkması gerekmektedir. Kalkınma ve ekonomik gelişme için kamu yatırımlarının ve bu yatırımlarda kullanılacak kaynakların olumlu ve verimli kullanmasının önemi açıktır. Kural kapsamındaki kamu yatırımları, istihdam, üretim veya işletmeye başlamış, diğer anlatımla ciddi mali kaynaklarla gerçekleştirilmiş ve artık ekonomiye katkı verir hâle gelmişlerdir. Bu yatırımların ekonomik ve sosyal hayata yaptıkları katkı ile çevreye zarar vermeleri durumunda faaliyetlerinin durdurulması dâhil olmak üzere ciddi …
Benzer bir çelişki diğer norm denetimi kararlarında da görülmektedir. Örneğin çevresel…
Öte yandan Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruların aksine norm denetimi ile ilgili…
“Türkiye’de en çok kayıtlı tescilli kültür varlığı bulunan şehir olan İstanbul’da Boğaziçi, tescilli binaların en yaygın bulunduğu bölgelerin başında gelmektedir. Bölge, insanlığın ortak mirasını oluşturan önemli kültür ve tabiat varlıklarına sahiptir. Bundan dolayı Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinin korunması, hayatta olan bireylerin yanı sıra gelecek kuşakları da ilgilendirmektedir. Bütün bu nedenlerle Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm …
Ancak Mahkemenin özellikle ormanlarla ilgili Anayasa hükümlerine uygunluk denetiminde…
Son olarak, norm denetimi kararlarında -bireysel başvuru kararlarına kıyasla- Mahkemenin…