Önalım hakkından feragat, hakkın kullanılmasından değil, kendisinden vazgeçmedir
Önalım hakkından feragat edilmesi halinde hak tamamen sona erecektir. Bu durumda…
Önalım hakkı paylı mülkiyette pay sahibine tanınan bir haktır. Payın devri halinde,…
Ayrıca açık artırmaya çıkarılan bir taşınmazdaki müşterek payın satışında paydaşlardan…
Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, tapu dışında yapılan özel (fiili) paylaşımdan…
Önalım hakkından feragatin şekli bakımından yasal önalım ve sözleşmeden doğan önalım…
Türk öğretisinde ŞIPKA’ya göre(40), “önalım kurumunda…
TEKİNAY’a göre(41), yasal önalım hakkını sürekli olarak kaldıran gerekse yasal önalım hakkının kullanılmasından belirli bir satım için vazgeçme niteliğindeki işlemler her zaman için bir “sözleşme” olarak karşımıza çıkar. Yazar yasal önalım hakkından sürekli vazgeçmeye yönelik sözleşmeleri “şufadan feragat sözleşmesi” olarak adlandırmaktadır. KIRCA’da(42) mutlak feragat- nisbi feragat ayrımı…
GÜMÜŞ’e göre(43), gerek bütün gerekse belirli bir satış için paydaşlardan birinin önalım hakkından vazgeçmesi tek taraflı bir hukuksal işlem olarak “feragat” şeklinde nitelendirilemez. Çünkü feragat bir ayni hakkı, yenilik doğuran hakkı veya def’i hakkını sona erdirmeye yönelik tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Tanımında vurgulandığı üzere, feragat özünde bir ayni hak, yenilik doğuran hak veya def’i hakkını sona erdirmeye yönelik bir işlemdir. Oysa yasal önalım hakkını bütün satımlar veya belirli bir satım için kaldıran işlemlerde bir sona erdirme değil, bir “etkisizleştirme” amacı mevcuttur. Bu etkisizleştirme amacı yasal önalım hakkından belirli bir satış için vazgeçmede açıktır. Buna karşın, bir paydaşın gelecekteki bütün satışlar için yasal önalım hakkından vazgeçmesinin, hakkı etkisizleştireceği niteliği, yasanın öngördüğü şerh olanağından da açıkça anlaşılmaktadır. Zira aksinin (önalım hakkının tamamen ortadan kalktığının) kabulü halinde, yasal önalım hakkından vazgeçen paydaşın payını üçüncü bir kişiye devretmesi halinde, yeni paydaşın dahi yasal önalım hakkına sahip olamaması gerekirdi ve artık şerh olanağının da bir anlamı kalmazdı. Oysa TMK.m.733/f.2’nin öngördüğü şerh ile aslında mevcut vazgeçme ile ortadan kalkmayıp sadece paydaşlar için anlaşma ile etkisizleşen mevcut bir önalım hakkının “etkisizliğinin” payın sonraki paydaşlarına karşı da ileri sürülebilirliği sağlanmaktadır. Yazara göre, vazgeçme bir “sona erme” olarak kabul edilmese bile, sona erme anlamında bir yenilik doğuran haktan vazgeçmenin bir borç ilişkisinde değişiklik yapılması niteliğinde olduğu hallerde tarafların anlaşmasının aranmasına
