Hollanda Hükümeti, mülkiyeti muhafaza kaydının, doğası gereği gerçek mülkiyete oranla, daha çok bir güvenlik hakkı(129)…
Ulusal & İl Yapı Kooperatifi, Leeds Kalıcı Yapı Kooperatifi ve Yorkshire Yapı Kooperatifi/Birleşik Krallık kararına…
Somut olayda, tamamı yapı kooperatifi olan başvurucuların üyeleri kooperatiflere…
AİHM, öncelikle başvurucuların iddialarından herhangi birinin mal ve mülk olarak…
Yine de, Mahkeme başvurucuların iddialarının mal ve mülk kapsamına girdiği varsayımından hareket etmiş ve başvurucuların bu konuya dair savları
S.A. Dangeville/Fransa kararında başvurucu sigorta şirketi Avrupa Topluluğu…
Başvurucu, yürüttüğü faaliyet katma değer vergisine tabi olan bir sigorta komisyon…
AİHM, 1 Ocak - 30 Haziran 1978 tarihleri arasında sigorta komisyoncuları tarafından…
Hükümet tarafından dayanılan başvuru yollarının tasnifi kuralı ile ilgili olarak, AİHM, ilk temyiz başvurusundan itibaren başvurucunun iddiasının tamamen açık, kesin ve doğrudan uygulanabilir bir Topluluk normuna dayandığını belirtmektedir. Bu hak, Danıştayın 1986 tarihli kararıyla ortadan kalkmamış ve sonuç olarak ikinci yargılama sürecinde de varlığını sürdürmüştür. Ayrıca, AİHM, Danıştayın uzun süredir devam eden bir ilkeye dayandığı gerçeğinin, tek başına, Avrupa hukukunun mevcut gereklerine uymadaki başarısızlığını haklı çıkaramayacağını yinelemektedir. Bu bağlamda, Sözleşme’nin günümüzdeki şartlar ve demokratik devletlerde geçerli olan kavramlar ışığında yorumlanması gereken canlı bir araç olduğuna dikkat çekmektedir. Bu nedenle, başvuru yollarının ayrımı ile…
Yukarıda belirtilenler ışığında, AİHM, başvurucunun, 1 Ocak ilâ 30 Haziran 1978 tarihleri…
Buffalo S.r.l. in Liquidation/İtalya kararında ise başvurucu, vergi iadelerinin geri ödenmesindeki gecikmelerden şikâyet etmekte ve bu durumun “1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında” kaldığını iddia etmektedir. AİHM, her halükârda, İtalyan yasalarına göre, idarenin, iade talebini oluşturan beyan kendisine ulaştıktan sonra, gelir vergisi iadesini kendiliğinden ödemek zorunda olduğunu belirtmektedir. İade için vade tarihi öngörülememekte olup idare, sadece ilgili kişiye, nakit olarak alacağı kesin tutar ortaya çıktığında iade tarihinin yaklaştığını iletmektedir. İlgili kişinin yanlış hesaplamalar nedeniyle hak sahibi olduğunu düşündüğü toplam miktar ile hak kazandığı iade miktarı arasında bir tutarsızlık olması ihtimal dâhilindedir. Bununla birlikte, AİHM, bu unsurun, iade için tüm bekleme süresi boyunca, başvurucunun şikâyet ettiği durumun, 1 No’lu Protokolün 1. maddesi kapsamına girmediği sonucuna varmasını gerektirmediğini; olayın koşulları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvurucuya bu hükümle korunan önemli bir menfaat sağlandığını düşünmektedir. Sonuç olarak, AİHM, başvurucunun beyanının vergi makamları tarafından alınmasından iadenin yapıldığı ana kadar, İtalyan kanunlarında tanınmış mülkiyete ilişkin bir menfaate sahip olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle, başvurucunun menfaati, 1 No’lu Protokolün 1. maddesi anlamında “mülk”…
AİHM, “BULVES”AD/Bulgaristan kararına konu olayda, başvurucu şirket yönünden, mal ve hizmet alımlarında “yüklenilen katma değer vergisi tutarı”, “satışlarda tahsil edilen katma değer vergisi tutarı”nı aştığında, katma değer vergisi indirimi talep etme hakkının ortaya çıktığını gözlemlemiştir. İndirim hakkından yararlanmak için, başvurucu şirket, ilgili kanun uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getirmiştir: (a) tedarikçi tarafından düzenlenen fatura temelinde tedarik bedeli üzerinden katma değer vergisi ödemiş (b) bu tedariki 2000 Ağustos ayı muhasebe kayıtlarına girmiş ve (c) bunu o döneme ait katma değer vergisi beyannamesinde bildirmiştir. Bu nedenle, başvurucu şirket, kat-
Ancak AİHM, Hükümetin, ilgili Kanun’un 63. maddesinde öngörülen tüm şartların yerine…
Mahkeme ayrıca, Hükümetin, başvurucu şirketin, her iki taraf için de kaçınılmaz olarak…