Kaya ve Seyhan kararına konu vak’ada Hükûmet, başvuranların yetkili makamlara haber vermeden görev yerini terk ettiğini ve görevini yerine getirmediğini ileri sürerek, İdare tarafından verilen uyarma cezasının zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaç bakımından gerekli bir tedbir olduğunu ileri sürmüştür. Başvuranlar ise, üyesi oldukları KESK ve Eğitim-Sen tarafından düzenlenen ulusal düzeydeki sendikal eyleme katıldıklarını ifade etmiştir. AİHM, başvuranların katıldığı ulusal eylemin ön bildirime konu olduğuna ve İdare tarafından yasaklanmadığına dikkat çekmiştir. AİHM’e göre “başvuranlar, TBMM’de görüşülmekte olan idari teşkilât yapısına ilişkin kanun tasarısını protesto etmek üzere üyesi oldukları KESK’in düzenlediği eylemlere iştirak etmeleri nedeniyle disiplin yaptırımı olarak uyarma cezası almıştır. Bununla birlikte başvuru konusu yaptırım ne kadar cüz’î de olsa, sendika üyelerini hukuka uygun şekilde grev günlerine iştirakten veya menfaatlerini savunmak için yapılan eylemlerden caydırıcı mahiyettedir”
Hatırlanacağı üzere, önceki kısımda işâret edilen AİHM kararlarında(101),…
Danıştay, doğrudan bu konuyla ilgili ve Kaya ve Seyhan v. Türkiye kararına atıfta bulunduğu kararlarında(102),…
Bununla birlikte, Danıştay’ın Kaya ve Seyhan v. Türkiye kararından hukukî nakil sûretiyle “caydırıcı etki” ve “zorlayıcı toplumsal ihtiyaç” kri-
Bir başka Danıştay kararında ise, anestezi teknikeri olan davacı hakkında, sendika…
Karşı oy görüşlerinde ileri sürüldüğü üzere, sendika üyesi sıfatıyla iştirak edilen…
