Başvuru Numarası : 2014/7621…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. FERDA YEŞİLTEPE BAŞVURUSU
GENEL KURUL KARARI…
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla emekli ikramiyesini talep hakkının doğması / İkramiyenin emekli aylığı bağlandığı fesihte yürürlükte olan katsayılara göre hesaplanması / Emekli ikramiyesi alacağına SGK’ya başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi…
Karar Tarihi : 25.7.2017…
RG Tarih ve Sayısı : 2.8.2017/ 30142…
KARARIN ÖZETİ…
Başvurucu 1968-1982 yılları arasında memur olarak ve sonrasında çeşitli şirketlerde SGK’ya tabi olarak çalışmış ve 1988 yılında kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 2829 sayılı Kanun md. 12’deki ibareyi iptal ettikten sonra başvurucu SGK’dan Emekli Sandığı’na tabi olarak çalıştığı dönemler için emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmişse de bu talebi Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun işlemin iptali ve emekli ikramiyesi ödenmesi talebiyle açtığı davada Mahkeme ödeme tarihindeki katsayılar değil, emekli aylığı bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayıları dikkate alarak emekli ikramiyesinin ödenmesine karar vermiştir. Kararın iptal ve kabule ilişkin kısımları onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu SGK’ya başvuruda bulunarak, mahkeme kararının uygulanmasını ve emekli ikramiyesinin güncellenerek ödenmesini talep etmiştir. SGK hesaplamada emekli aylığının bağlandığı tarihi esas almıştır.…
Yapılan bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ikramiye hesabında ödeme tarihindeki katsayıların esas alınması yolundaki talebinin somut bir temele dayalı olmadığı, ancak hesaplanan emekli ikramiyesine SGK’ya başvuru tarihinden itibaren işletilen faizin başvurucunun alacağında enflasyon nedeniyle meydana gelen değer artışını karşılamadığı, böylelikle değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiği, kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu yolunda değerlendirme yaparak, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, maddi tazminat ödenmesine, kararın bir örneğinin Mahkemeye ve Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine karar vermiştir. KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
9. Başvurucu 1968-1982 yılları arasında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde,…
10. Anayasa Mahkemesi 5/2/2009 tarihli ve E.2005/40, K.2009/17 sayılı kararı ile 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinde yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini,…
11. Başvurucu 22/6/2010 tarihli dilekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK), Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı dönemler için kendisine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmiştir. SGK, 20/7/2010 tarihli yazıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Bu yazıda Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği belirtilmiştir. SGK ayrıca kanun koyucu tarafından bu konuda yapılan yeni düzenlemeye işaret etmiştir. 19/9/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin birinci fıkrası “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve ...” şeklinde…
12. Başvurucu 21/2/2011 tarihinde Ankara 16. İdare Mahkemesinde (Mahkeme), talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptali ve bahse konu emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesi istemiyle
13. Kararın gerekçesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına atıfta bulunulmuştur. Mahkeme, SGK yazısında belirtilen 5997 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile getirilen düzenlemenin de Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 tarihli ve E.2010/81, K.2011/78 sayılı kararı ile iptal edildiğini belirtmiştir. Öte yandan kararda, yargılama devam ederken yapılan 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme de tartışılmıştır. Bu Kanun’un 1. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi değiştirilmiş ve hizmet birleştirilmesi suretiyle emekli aylığı bağlananlara 5434 sayılı Kanun’a tabi çalışmalarının, kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun sona ermiş olması kaydıyla emekli ikramiyesi ödenmesi öngörülmüştür. Ayrıca 6270 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’a eklenen geçici 223. maddeye göre bu maddenin yürürlük tarihinden önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara varsa açtıkları davadan vazgeçmeleri ve bu Kanun’un 89. maddesindeki şartların bulunması kaydıyla emekli ikramiyesi ödeneceği belirtilmiştir. Bu düzenlemeleri yorumlayan Mahkeme, 6270 sayılı Kanun’da 26/1/2012 tarihinden öncehizmet birleştirilmesi suretiyle emekli olan iştirakçiler hakkında bu kuralların uygulanacağı yönünde açık bir düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeple uyuşmazlığın 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunan kanuni düzenlemeye göre çözümlenebileceği sonucuna varmıştır. Mahkeme bu çerçevede, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanan ancak Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılmadığı için kendisine emekli aylığı bağlanmayan başvurucunun hukuksal durumunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarını gözeterek yorumladığını açıklamıştır. Mahkemeye göre başvurucuya, belirtilen hizmet süreleri ve emekli aylıklarının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkate alınarak emekli ikramiyesi ödenmelidir. 14. Taraflarca karara itiraz edilmiştir. Başvurucu, karara karşı iki yönden…
