Ancak yasa, ipotekli taşınmazın mülkiyetini kazanan kişinin aynı zamanda borcu da…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi:
Aralık 2017
ISBN:
978-605-152-661-4
Baskı:
1
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
4. İPOTEKLİ TAŞINMAZIN DEVRİ İLE BORCUN ÜSTLENİLMESİ MK M. 888
İpotekli bir taşınmazın devrinde kural olarak borçlunun durumunda bir değişiklik…
Borcun üstlenilmesi için borçlu ile borcu üstlenme taahhüdü veren arasında bir iç…
Medeni Kanun’un 888/2 maddesi ile sağlanan durum bundan bir parça farklıdır.(99)…
Bu konuyla ilgili Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2005/240 E., 2005/ 435 K., 31.1.2005…
“ÖZET: Davalı (yeni malik), taşınmazı, üzerindeki ipoteklerden doğmuş veya doğacak bütün hukuki vecibeleri ile birlikte satın almış olduğuna göre, ipoteğe konu kredi borcunu da üstlenmiş olduğunun kabulü gerekir.…
Davacının devir tarihinden sonraki dönemle ilgili ipoteğe konu borcu ödenmesi nedeniyle davalı haksız olarak zenginleşmiştir. Bu nedenle mahkemece davacının (eski malikin) bankaya ödemiş olduğu kredi taksit tutarının hesaplanarak; davalıdan (yeni malikden) tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.…
DAVA : Dava dilekçesinde 711.212.206 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.…
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:…
KARAR : Davacı vekili dilekçesi ile; Tapuda, Bornova İlçesi Erzene Mahallesi 31K-20 pafta, 8252 ada, 1 parsel olarak kayıtlı taşınmaz üzerinde S.S. S. Konut Yapı Kooperatifince inşaatları ikmal edilen sitede; çekilen kura neticesi müvekkili (davacı) adına isabet eden 107 numaralı meskenin, ipotekli olarak 12.06.2002 tarihinde tapuda davalı M. T.’ye devredildiğini; anılan taşınmazın tapu kaydında Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Bornova Şubesi lehine tesis olunan ipoteğe konu borcunda yeni malik tarafından üstlenildiğini ve devir tarihinden sonra bir kısım taksit ödemelerinin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini; ancak, ilgili bankanın gönderdiği ihtarnamede ipoteğe konu kredi borcu taksitlerinin 2002 ekim ayından itibaren ödenmediği bildirilerek müvekkilinin ödemesi talep edildiğinden, 27.5.2003 tarihinde birikmiş 711.212.206 TL kredi taksit borcunu ödediğini; davanın kredi borcu taksitlerini ödemesi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 711.212.106 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, gerek satın alma tarihinde ve gerekse daha sonraki tarihlerde, müvekkilinin alacaklı banka ile sözleşme yaparak borcu üzerine almadığını; müvekkili ile davacı arasındaki iç ilişkide de, satın alınan taşınmaz üzerindeki ipoteğe konu borcun üstlenilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.…
Mahkemece, “... Taşınmaz rehin sözleşmesi niteliğindeki ipotek taşınmaza bağlı bir borçtur. Alacaklı gerçek borçludan borcu isteyebileceği gibi, ipotek yükümlüsünden de borcu talep etme hakkına sahiptir. Alacaklı bakımından borcun naklinin geçerli olabilmesi için BK.’nun 173-174 maddeleri gereğince borçlunun sıfatı alacaklı bakımından önem taşıdığından borcun naklinin alacaklı tarafından kabulü gerekir.…
Bu şekilde borç naklinin alacaklı banka tarafından kabul edildiği yolunda bir iddia ileri sürülmediği gibi bu yönde bir kanıtta elde edilmemiştir... Bu nedenle davacının istemi yerinde bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir...” gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.…
Davada; davalının ipotekli olarak satın aldığı taşınmazla ilgili ipoteğe konu kredi borcunu ödemediğinden dolayı, eski malik (davacı) tarafından ödenen taksitlerin; sebepsiz zenginleşme kurallarına göre tahsili istenilmektedir.…
Tarafların, taşınmazın devrine ilişkin Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen resmi senette “... bu taşınmazın tamamını 1.000.000.000 (bir milyar) TL bedelle, üzerindeki ipoteklerden doğmuş veya doğacak bütün hukuki vecibeleri ile birlikte kabul eden M. T.’ye sattığını bedelinin tamamını nakden ve peşinen aldığını ve alıcı M. T. bizzat hareketle iş bu taşınmaza tamamını üzerindeki ipoteklerden doğmuş veya doğacak bütün hukuki vecibeleri ile birlikte aynı bedelle kabul edip, aynen satın aldığını...” beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı (yeni malik), taşınmazı, üzerindeki ipoteklerden doğmuş veya doğacak bütün hukuki vecibeleri ile birlikte satın almış olduğuna göre, ipoteğe konu kredi borcunu da üstlenmiş olduğunun kabulü gerekir.…
Davacının devir tarihinden sonraki dönemle ilgili ipoteğe konu borcu ödenmesi nedeniyle davalı haksız olarak zenginleşmiştir. Bu nedenle mahkemece davacının (eski malikin) bankaya ödemiş olduğu kredi taksit tutarının hesaplanarak; davalıdan (yeni malikden) tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428 maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”