Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
a.Guja v. Moldova Kararı
Dava konusu olayda dört polis memuru parlamento seçimleri ile ilgili bir suç nedeniyle…
Birkaç gün sonra Başsavcılığın Basın Departmanında müdür olarak çalışan başvurucu,…
Mahkemeye göre somut olayda tespit edilmesi gereken ana husus, başvurucunun ifade…
Mahkeme uyarınca ilk kriter; “bilgi uçurma için alternatif kanalların varlığı”…
İkinci kriter; “Bilginin uçurulmasında kamu menfaatinin bulunması”dır. AİHS m.10/2 uyarınca çok dar kapsamda kalan bir alanın kamu menfaatine olsa da açığa çıkarılmasının sınırlanabileceğini yineleyen Mahkeme, demokratik bir toplumda, kamu otoritelerinin eylem ve ihmallerinin sadece yasama ve yargı makamları tarafından değil, fakat medya ve kamunun da yakın denetimine tabi olması gerektiğini vurgular. Bazı bilgiler bakımından kamunun menfaati öyle güçlüdür ki, bazen kanun ile öngörülmüş sır saklama borcundan dahi baskın gelebilecektir.…
Üçüncü kriter; “bilginin doğruluğu”dur. İfade özgürlüğü bir takım ödev ve sorumlulukları beraberinde getirmektedir. Bilgi uçurmaya karar veren kişinin, bilgilerin doğru ve güvenilir olduğunu, somut olaydaki koşulların el verdiği ölçüde, dikkatlice teyit etmesi gerekir…
Dördüncü kriter; bilginin açıklanması ile “işverene verilen zarar”dır. Mahkeme bu kriterde, bilgi uçurana yapılan müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için, bilgi uçuranın faaliyeti sonucu eğer işveren tarafından karşılaşılan bir zarar varsa, bunun kamunun bilginin açığa çıkmasına yönelik menfaati karşısında ağır basıp basmadığına bakılacağını
Beşinci kriter; “bilgi uçuranın saiki” olarak karşımıza çıkar. Kişisel kin veya düşmanlık nedeniyle veya kişisel kazanç elde etmek için gerçekleştirilen fiil, yüksek bir korumadan faydalanamaz. Bilgiyi uçuran iyiniyetle, bilginin gerçek olduğu kanaatiyle hareket etmiş olmalı, bilgiyi açıklamanın kamu menfaatine olduğu yönünde bir inanca sahip olmalı ve o kişi için bilginin uçurulacağı daha sağduyulu bir araç bulunmamalıdır.…
Altıncı kriter ise “yaptırımın ağırlığı”dır. Bilgi uçurana yöneltilen müdahalenin ölçülü olup olmadığının değerlendirilmesinde başvurucuya verilen ceza ve sonuçlarının dikkatlice analiz edilmesi gerekir.…
AİHM, bu kısa açıklamalardan sonra kriterleri somut olaya uygulama aşamasına geçer.…
“Bilginin uçurulmasında kamu menfaatinin bulunması” yönünden yapılan incelemede; Mahkeme, demokratik bir toplumda mahkemelerin ve soruşturma yapan otoritelerin siyasi baskından uzak kalmasının sağlanması gerekliliğe vurgu yapmıştır. Bilgi uçurmanın konusu yapılan iki mektubun, kuvvetler ayrılığı, üst düzey bir politikacının uygunsuz davranışları ve hükümetin polislerin şiddet kullanımına karşı tavrı gibi konularla ilgili olduğu, bu konuların hepsinin demokratik bir toplumda, toplumun bilgi edinme hakkı kapsamında öğrenmekte meşru menfaatinin bulunduğu ve siyasi tartışma kapsamında kalan konular olduğuna değinilmiştir.…
Kararda, “bilginin doğruluğu” bakımından ayrıntılı bir incelemeye girilmeyerek,…
“İşverene verilen zarar” hakkında Mahkeme, demokratik bir toplumda, Başsavcılık üzerindeki baskı ve yanlış uygulamalar hakkında bilgi
Son kriter olan “yaptırımın ağırlığı” hususunda, Mahkeme başvurucuya olası en ağır yaptırımın (feshin) uygulandığına dikkat çekmiştir. Yaptırımın sadece başvuran açısından sonuçları incelenmemiş, anılan yaptırımın, başvurucunun kariyeri üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin yanı sıra Savcılığın diğer çalışanlarının ve hatta başvuruya ilişkin yargılamanın basında yer alması sonucunda, genel olarak bütün kamu çalışanlarının üzerinde caydırıcı etkiye neden olabileceği üzerinde durulmuştur…
AİHM, işveren tarafından işçiye karşı alınan tedbirin demokratik bir toplumda gereklilik…
Kararın genelini değerlendiren bir görüş Mahkeme tarafından, belirlenen kriterlerin…
7.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Bilgi Uçurma
b.Heinisch v. Almanya Kararı