Mevzuatımızda kamu tüzel kişilerinin yargılama sürecinde kim tarafından ve nasıl…
Aynı kamu tüzel kişisi içerisindeki idari birimlerin birbirleri ile uyuşmazlık içerisinde…
Bir kamu tüzel kişiliği içerisinde hiyerarşik ilişki içerisinde olanlar ile aynı…
“… devlet tüzel kişiliği içerisinde ve aynı kademede yer alan bakanlıkların birbirleri ile olan ilişkilerinde koordinasyonu sağlayacak olan bir üst ortak makama ihtiyaç vardır ki, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası`nın 112 nci maddesine göre bu makam, Bakanlar Kurulunun başkanı sıfatıyla başbakandır. …
Devletin tüzel kişiliğinden ayrı olarak, bağımsız tüzel kişilik sahibi olan kamu tüzel kişilerinin devletin diğer organları ile aralarında çıkabilecek herhangi bir uyuşmazlık nedeniyle yargı mercilerine başvurabilmesi mümkün iken; aynı tüzel kişiliğin, yani devletin, tamamlayıcı birer organı olan Bakanlıkların, ayrı birer taraf sıfatıyla, aralarındaki uyuşmazlıkları yargı yerleri önüne getirerek dava konusu yapmalarına olanak bulunmamaktadır.…
Bu durumda, aynı tüzel kişiliği temsil eden bakanlıklar arasında yetki veya diğer nedenlerle ortaya çıkan uyuşmazlıkların, bu tüzel kişiliğin kendisi tarafından ve organlar arasında eşgüdümü sağlamak ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü üst organca, yani Bakanlar Kurulu ve Başbakanca çözümlenmesi gereklidir.”…
hükmüyle, uyuşmazlığın Bakanlar Kurulu(441) ve Başbakan tarafından çözümlenmesi gerektiğini vurgulamış, davanın ehliyet incelemesine tabi tutulmasını ifade etmiştir(442).…
Hiyerarşik ilişki içerisinde bulunan idari birimlerde üstün, astın kişiliğine ilişkin…
“İdari işlemlerin muhatabı vatandaşlar veya bir başka idare olabileceği gibi özlük hakkına yönelik olması halinde idarenin ajanları da olabilir. Ancak hiyerarşi ilişkisi içinde bir idari faaliyeti yürüten astın, üstün o faaliyete yönelik buyrukları, talimatlarıyla kişisel menfaat ilgisi bulunduğunu; söz konusu işlemlere karşı iptal davası açabileceğini kabule olanak görülmemektedir. Zira hiyerarşi ilişkisi üstün yetkileri karşısında, astın yükümlülüklerini ifade eder. Bu bağlamda, ast yapma durumunda olduğu hukuki işlem ve eylemleri sadece yasaların kendisine yüklediği biçimde ve üstünün verdiği buyruk doğrultusunda, onun çerçevesi içinde kalarak yerine getirmek zorundadır.…
Bu itibarla kamu görevlileri kendilerini ilgilendiren, özlük haklarına yönelik idari işlemlerin iptali istemiyle dava açabilirler. Hiyerarşi ilişkisi içinde bir idari faaliyeti yürüten astlar, üstün, hizmetin işleyişi ve örgütlenmesiyle ilgili düzenlemelerinin iptali istemiyle dava açamazlar”…
hükmüne varmıştır(444). Bir başka somut olayda…
“… Devlet tüzel kişiliğini temsil eden Bakanlıklar arasında yetki veya diğer nedenlerle ortaya çıkan uyuşmazlıkların, bu tüzel kişiliğin kendisi tarafından ve organlar arasında eşgüdümü sağlamak ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü üst organca, yani Bakanlar Kurulu ve Başbakanca çözümlenmesi gerekli olduğundan, Maliye Bakanlığının ildeki temsilcisi olan Defterdarlığın …
hükmüyle eşgüdümlü çalışma gereksiniminin, tüzel kişilik içerisindeki astların, üstlere…
Kimi zaman idarelerin farklılığı, dava ehliyetinin kullanılması yönünde farklılıkları…
Tüm kamu tüzel kişiliğinde olduğu gibi Devlet tüzel kişiliğinin dava ehliyetinin tespiti, içindeki idari birimlerin görev ve yetkilerinin belirlenmesi ile sağlanabilmektedir. Bakanlıkların birbirlerine karşı açacakları iptal davalarının haricindeki iptal davalarında dava ehliyetinin bulunduğu açıktır. Zira bakanlıkların devlet tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu görülmektedir(447).…
Ayrıca BK’nun 44. maddesi ile İçişleri Bakanlığı’nın Danıştay’a belediye başkanlığının…
Devlet tüzel kişiliğinin taşradaki temsilcisi olan valiliğin ise iptal davası açmaya…
“Vesayet yetkisi kapsamında değerlendirilen mülki idare amirinin hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilme yetkisi her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de, iptal kararının gerekçesi ve daha sonra aynı nitelikte verilmiş olan yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı ile Valinin, kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamakla görevli ve bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkili olduğu, ilin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve denetlemekten sorumlu olduğuna ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alındığında, mahalli idarelerin kamu hizmetlerine ilişkin iş ve işlemlerine karşı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi kapsamında sübjektif dava ehliyeti bulunan mülki idare amiri tarafından dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.…
