Görüldüğü üzere, kendilerine tebliğ edilen geçerli sözleşmeyi imzalamak zorunda…
Söz konusu düzenlemeye getirilecek ilk eleştiri, kullanılan terimler bakımından olacaktır.…
Hükme yönelik bir diğer eleştirimiz ise, “çekincesiz (itiraz-i kayıt)” olarak imzalama şeklindeki böyle bir kısıtlamanın gerekmediği yolunda olacaktır. Çünkü hiçbir idari merci getirdiği yönetmelikle tamamen özel hukuk kapsamına giren ve özel hukuk kişileri arasındaki bir hukukî işlemin varlığına dayalı olarak, taraflardan birinin çekince oluşturan bir iddiasını mahkeme önünde dava konusu yapamayacağına yönelik kısıtlama getiremez. Gerçekten, Yönetmeliğin ilgili düzenlemesinde azınlıkta kalan maliklerin satışa engel olmak için gerekli belgeleri “çekincesiz (itiraz-i kayıt)” olarak…
Benzer şekilde, paylı mülkiyet ilişkisine ve sonrasında geçilecek kat mülkiyetine…
Sonuç itibariyle, yukarıda andığımız şekilde yönetmeliğin sakıncalı hükmüne dayalı…
Şu halde, ifade ettiğimiz hususa ilişkin, sözleşme hiç bir çekince ileri sürülmeksizin…
Somutlaştırmak gerekirse, satış tehdidi altında böyle bir sözleşmeyi imzalamak durumunda…
Zaten yeni Türk Borçlar Kanunu’nun aşırı yararlanmaya ilişkin bu yöndeki 28/I hükmü…
Benzer şekilde, miktarda yanılma (hata) olarak ifade edilegelen ve beyan edilen edimle…
Tam bu noktada sözleşmedeki bazı maddeler açısından tümünü iptal etmeden sona erdirmenin…
Şunu da ifade edelim ki, 6306 sayılı Kanun uygulamalarında yukarıda andığımız eleştirel…
İfade etmiş olduğumuz hususların tümü bir arada değerlendirildiğinde, Uygulama Yönetmeliği…
Böylece Uygulama Yönetmeliği’nde zikredilen 90 günlük bir sınırlama söz konusu olmaksızın
