Sürenin makul olup olmadığının değerlendirilmesinde ilk ele alınacak olan husus,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
C. Makul Sürede Yargılanma Hakkı
“Herkesin kendisi hakkında görülen davanın, makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkı”, AİHS’in…
Çalışmamızın önceki kısımlarında “suç isnadı” kavramının kapsamını ele alırken belirttiğimiz üzere; AİHM tarafından, suç isnadı kavramına, salt usuli işlemler ile sınırlı olarak şeklen değil, aynı zamanda somut olayın esasına da girilerek amaçsal bir yorum getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu sayede de rutin soruşturma usullerinin ve süreçlerinin aslında odak noktasında olan maddi gerçekliğin ortaya çıkarılması amacına yoğunlaşılması sağlanacaktır. Getirilen bu tanıma göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan fiileri gerçekleştirdiklerine yönelik olarak şüpheli sıfatını alan bireylerin, bu doğrultuda hukuken etkilenmesi sonucunu doğuran her
Dolayısıyla, bu sürenin başladığından söz edilebilmesi için sanığın mutlaka bir ceza…
Diğer yandan, kişi hakkında verilmiş olan kararın kesinleşmesi, örneğin bir temyiz…
Örneğin, Assanidze - Gürcistan(204) kararına konu olan olayda, başvurucu, Acaristan(205)…
AİHM ise başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı gibi AİHS’te düzenlenen diğer…
Makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin bir başvuru ile karşılaşıldığında,…
- Bir davanın karmaşıklığı,…
- Başvurucunun tutumu,…
- İlgili makamların tutumları.(208) …
Bir davanın karmaşıklığının ölçüsü tespit edilirken ise, başvurucuya isnat olunmuş…
Birden fazla şirketin mali tablolarının suçun konusunu teşkil ettiği, muhasebe ve…
Resmi makamlar tarafından, vatandaşların, haklarında açılan kamu davalarında delil…
Dolayısıyla, sözleşmeci devletlerin, kendi egemenliği altında olan bir başvurucunun,…
Şöyle ki, Eckle - Almanya(212) kararına…
Ayrıca AİHM, bir hukuk devletinde, resmi makamlardan kaçan sanığın, yargılamanın…
Örneğin Vayiç - Türkiye(214) kararına konu olan olayda, başvurucu, sanık sıfatıyla yargılandığı kamu davasında, tutukluluk durumunun sona erdirilmesiyle resmi makamlardan kaçarak duruşmalara katılmamış, dokuz yıl sekiz aydan fazla süren yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı iddiasında bulunmuştur. Ancak bu noktada AİHM, başvurucunun yargılamadan kaçarak ortaya koyduğu tutumunun, yargılama sürecine olumsuz etkisini kabul etmekle birlikte, başvurucunun serbest bırakıldığı tarih itibariyle hali hazırda beş yıldan fazla bir sürenin geçmiş olduğuna dikkat çekmiştir. Başvurucunun kaçma şeklindeki olumsuz tutumunun,
Resmi makamlar da, yoğun iş yüküne rağmen yargılamanın mümkün olan en erken sürede…
Örneğin, Abdoella - Hollanda(216) kararına…
