Human Rights Act 1998 (HRA) m.2’ye göre Mahkemeler Sözleşme’de düzenlenen bir hakla ilgili soruna yönelik karar verirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin karar, hüküm, beyan ve tavsiye niteliğindeki görüşlerini; AİHS m.31 tahtında hazırlanan raporlarda zikredilen Komisyon görüşlerini; Komisyon ve Bakanlar Komitesi kararlarını dikkate almalıdır. HRA mahkemeler ve tüm kamu görevlilerine Sözleşme’de tanınan haklara uygun davranma yükümlülüğü getirmiştir. (m.6/1) HRA m.3/1’e göre mevzuattaki hükümler Sözleşme’deki haklara uygun şekilde yorumlanmalıdır. AİHS ile uyumsuz mevzuatın etkin şekilde tespiti ve Sözleşme ile uyumlulaştırılmasına verilen önem, Kanun hükümlerinden açıkça görülmektedir. Mahkemelerin AİHS ile uyumsuz bir hukuki düzenleme tespit etmeleri Kanun’da çok detaylı olarak düzenlenmiştir. HRA, Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Yüksek Mahkemelere mevzuatta yer alan ve AİHS ile uyumsuz bir düzenleme tespit ettikleri taktirde, bu uyumsuzluğa ilişkin bir beyan yapma yükümlülüğü getirmektedir. (m.4) Bu gibi bir durum söz konusu olduğunda ihbar verilerek konu ile ilgili bakan davaya dahil edilecektir. (m.5) Dennis, HRA sonrası uygulamaya bakıldığı zaman mahkemelerin, Sözleşme ile bağdaşmazlık beyanında bulunmak yerine, mevzuattaki düzenlemeleri, beklenmedik ve zorlama yorumlar da olsa AİHS m.6 ile uyumlu bir şekilde yorumlama yoluna gittiklerini belirtmektedir.(213)…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
D. Human Rights Act 1998
Human Rights Act 1998, AİHS hükümlerini İngiliz Hukuku’na dahil etmek amacıyla hazırlanarak 2 Ekim 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. AİHS, Birleşik Krallık tarafından 1951 yılında imzalanmış, 1953 yılında yürürlüğe girmiş, bireysel başvuru hakkı ise 1966 yılında tanınmıştır. Ancak, yazılı bir Anayasa’nın bulunmadığı ülkede Sözleşme, iç hukukta uygulama alanı bulmamış ve iç hukukun bir parçası olarak kabul görmemiştir. Lordlar Kamarası, AİHS ihlalinin, delillerin reddine ilişkin PACE m.78 tahtında hâkime tanınan takdir yetkisi kapsamında dikkate alınabileceğini söylemiş olsa da, mahkemelere bu yönde bir görev atfetmemiştir.(210)…
