Bununla beraber, farklı bir yorum daha geliştirilebilir. Bu tarz ihmaller içeren…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi:
Haziran 2013
ISBN:
978-605-152-017-9
Baskı:
1
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
d. Türkiye Anayasa Hukuku Bakımından Nispi İhmaller
Gerçek olmayan ihmallerin anayasa şikâyetine konu edilip edilemeyeceği konusu (anayasal…
Bunun dışında konuyla ilgili bir diğer sorun da eşitlik ilkesinin tek başına (Türkiye…
Almanya’da bütün temel haklar anayasa şikâyetine konu edilebilir ve eşitlik ilkesi…
Gerçek ihmallere nazaran, nispi anayasa ihmal konusu Türkiye AYM’si önüne birçok…
AYM,“19’uncu Avrupa Anayasa Mahkemeleri Konferansı” bünyesindeki “Anayasa Yargısında Yasama İhmali Sorunları Konulu Ankete” verdiği…
“Anayasa Mahkemesine göre, yasama ihmalinin doğrudan doğruya denetim konusu oluşturması kural olarak olanaksızdır. Bu bakımdan eksik düzenleme nedeniyle veya mevcut kuralın uygulama alanına genişletmek amacıyla Anayasa’ya aykırılık iddiası öne sürülemez (E. 1988/9, K. 1988/28, Kt. 27.9.1988). Denetlenebilir olan olgular yasamanın olumlu, norm biçimine dönüşmüş tasarruflarıdır. Ancak böyle bir düzenleme “Anayasa’nın öngördüğü ve mutlak düzenlenmesini istediği hususlara yer vermemiş ise iptal edilebilir... (Ancak) yasakoyucunun anayasal ilkelere aykırı düşmeyen kimi durumlar ve kimileri için, kimi nedenlerle, kimi düzenlemelere yer vermemesi eksikliği, iptal nedeni kabul edilemez. Yasa maddesine, içindeki kimi sözcükleri ayıklayarak yeni bir kural niteliği vermek Anayasa’ya uygunluk denetimiyle bağdaşmaz. Ayrılıklar bu sonucu yaratmadan iptal edilir, bu sonucun doğmaması için de yasakoyucuya süre verilir. Bunun gibi, bir kuralın uygulama alanının genişletilmesi amacıyla değiştirilmesini sağlamak için de iptali istenilemez. Yasakoyucunun dilediği zaman giderebileceği eksik düzenleme, yukarda belirtilen anayasal zorunluluk dışında, aykırılık oluşturamaz.” (E. 1988/3, K. 1989/4, Kt. 18.1.1989)(498)…
Dolayısıyla Mahkeme’nin şimdiye kadarki içtihatlarında kural olarak nispi nitelikte…
Diğer taraftan Mahkeme’nin, bu şekilde kavramlaştırılmasa da, maddi olarak nispi…
Anayasa Mahkemesi birçok kararında, eksik düzenleme nedeniyle ilgili yasa kurallarının iptali yoluna gitmiştir. Örneğin, 27.11.1984 günlü, 3086 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4. maddesinde tanımlanan kıyı çizgisi ve kıyı tanımlarını, bu tanımlarda jeolojik bakımdan kıyı sayılması gereken “kayalıklar”a yer verilmemesi nedeniyle iptal etmiştir. (Anayasa Mahkemesinin 25.2.1986 tarih ve E.1985/1, K.1986/4 sayılı kararı)…
Bu konuda Mahkemenin başka bir kararı Türk Ceza Kanunu’nun 3255 sayılı Kanun’la değişik olan ve semavi dinlere mensup olanlara ait kutsal değerlere hakaret etmeyi suç sayan 175. maddesinin iptaline ilişkindir. Burada Mahkeme, söz konusu kuralla kanun koyucunun semavi dinlere mensup olanlara ait kutsal değerleri koruma altına alırken, semavi olmayan dinlerin mensuplarını bu koruma dışında bırakmasını laiklik ve eşitlik ilkelerine aykırı görerek iptal kararı vermiştir. (Anayasa Mahkemesinin 4.11.1986 tarih ve E. 1986/11, K. 1986/26 sayılı kararı) Eksik düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturması nedeniyle iptal edilen başka bir kural da, hâkim ve savcıların noterlik stajından muaf tutulmalarına ilişkindir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 6. maddesine göre, adli veya askeri hâkimlik yahut savcılıklarına atanmış olanlar noterlik stajına tâbi tutulmuyorlardı. Bir itiraz başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi, adli ve askeri yargı hâkim ve savcıları noterlik stajına tâbi tutulmaz iken, idari yargı hâkim ve savcılarının noterlik stajına tâbi tutulmaları ile ilgili yasa kuralını incelemiş ve iptal etmiştir. (Anayasa Mahkemesinin 12.11.2002 tarih ve E.2001/252, K.2002/102 sayılı kararı)…
Eksik düzenleme niteliğinde olup, eşitlik ilkesine aykırı bulunarak iptal edilen diğer bir kural, 506 sayılı SSK’nun EK- 5. maddesinin birinci fıkrasının IV numaralı bendinde yer alan “azotlu gübre ve şeker sanayiinde” çalışanların 90 gün itibari hizmet süresinden yararlanmaları hükmüdür. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının gerekçesinde; itiraz konusu yasa kuralının ağır, riskli ve sağlığa zararlı işlerde çalışan kişilere itibari hizmet süresinden yararlanma olanağı tanımak amacıyla kabul edilmiş olduğu, oysa bu nitelikteki işlerin sadece azotlu gübre ve şeker sanayiinde bulunmadığı, diğer pek çok sanayi dalında da bu nitelikte işlerin mevcudiyetinin görülebileceği, bu durumda itibari hizmet süresinden yararlanılabilecekler belirlenirken yapılan işin niteliğinin dikkate alınmasının, böylece hangi iş kolunda çalışıyor olursa olsun ağır, riskli ve sağlığa zararlı işleri yapan bütün sigortalıların bu olanaktan yararlanmalarını sağlayacak bir düzenlemeye gidilmesinin Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesinin gereği olduğu, dolayısıyle aynı hukuksal durumda bulunanların farklı kurallara tâbi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı sonucuna varmıştır. (Anayasa Mahkemesinin 4.10.2006 tarih ve E.2002/157, K.2006/97 sayılı kararı)…