Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Şahin/Almanya vakasına ilişkin Daire kararında, çocuğun ne ölçüde yargılama sürecine katılması gerektiği ve çocuğun açıkladığı görüşle ne ölçüde bağlı olunması gerektiği konusunda bir karar verilmiştir(354).…
Şahin/Almanya kararı verildiğinde henüz Çocuk Hakları Komitesi’nin 12 No’lu Genel Yorumu mevcut değildi. Karar değerlendirilirken bu hususun da dikkate alınması gerekir. Ayrıca başvuran, çocuğun mahkemede dinlenilmemesiyle kendi aile yaşamına saygı hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Çocuk başvurucu değildir. Bu sebeple, Mahkeme’nin yalnızca ebeveyn hakkında bir karar vermesi doğaldır. Daire, her ne kadar yalnızca ebeveyn hakkında bir karar vermiş olsa da Büyük Daire’nin aksine, ulusal makamların, çocuğun en üstün yararına ilişkin karar vermeden önce, çocukla doğrudan iletişim kurmasının önemli olduğunu ifade etmiştir(359)…
Jucius ve Juciuvienė/Litvanya vakasında başvurucu çocukların teyzesi ve eniştesidir. Çocuklar başvuranlarda kalmak istemesine rağmen ilk yargılamada mahkeme çocuklardan birinin velayetini babaannesi ve dedesine vermiştir(360).…
Bazı vakalarda ise başvurucu ebeveyn, çocuğunun görüşünün alınmaması sebebiyle değil,…
Plaza/Polonya kararı Mahkeme içtihadında bir dönüm noktasıdır. Bu kararla beraber Mahkeme, ilk defa, açıkça, kendi görüşlerini oluşturabilen çocukların görüşlerine gereken ağırlığın verilmesi gerektiğini söylemiştir(368).…
N.T.s. ve Diğerleri/Gürcistan vakasında teyze ve üç yeğen başvurucudur. Çocuklar, annelerinin ölümünden sonra, babalarının uyuşturucu bağımlılığı problemi nedeniyle, teyzelerinde kalmaya başlamışlardır. Babaları tedaviden sonra çocuklarını geri almak için dava açmıştır(378).…
Kramer/Hırvatistan vakasında ise bir velayet davasında çocuğun duruşmada dinlenilmemesi çocuğun babası tarafından şikâyet konusu olmuştur. Mahkeme, mevcut başvuruda çocuğun başvurucu olmadığına işaret etmiştir. Böyle bir durumda Şahin/Almanya kararına atıfla çocuğun dinlenilmesinin delillerin genel değerlendirmesine ilişkin bir mesele olduğuna dikkat çekmiştir. Sosyal yardım merkezi raporunun çocuk hakkındaki gözlemlerini yeterli bulan Mahkeme, iç hukuktaki yargılamaların sonunda yedi yaşında olan çocuğun duruşmada dinlenilmemesinin hak ihlaline sebebiyet vermediğine hükmetmiştir(382)…
Mahkeme, Q ve R/Slovenya kararında, M ve M/Hırvatistan vakasına atıfla, yürürlükteki uluslararası standartlar uyarınca, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında çocukların haklarını etkileyen herhangi bir adli veya idari işlemde, kendi görüşlerini oluşturma kapasitesine sahip çocukların, karar alma sürecine yeterince dahil edilmesi gerektiğini; çocuklara dinlenilme ve böylece görüşlerini ifade etme fırsatı verilmesi gerektiğini açık bir şekilde belirtmiştir(383)…
