4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II. Hukuki arka plan
Konunun esasına girmeden evvel AİHM; temel Türk internet hukuku düzenlemesini (5651…
“Madde 8…
Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi…
(1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:…
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;…
1) İntihara yönlendirme (madde 84),…
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),…
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),…
5) Müstehcenlik (madde 226),…
6) Fuhuş (madde 227),…
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),…
suçları.…
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar. (…)”…
(2) Erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.…
(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Başkanlığa gönderilir.…
(4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde (…) erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkanlık tarafından verilir. Bu karar, erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.…
(5) Erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren yirmidört saat içinde yerine getirilir.…
(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (…)…
(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (…)…
(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı (…) kaldırılır.”…
AİHM’ye göre 5651 sayılı Kanun’da yer alan “yayın” terimi, doktrinde de bir tartışma…
AİHM’nin atıf yaptığı bir diğer belge ise 13 Mayıs 2005 tarihli Bilgi Toplumunda…
“1. İfade, Bilgi ve İletişim Özgürlüğü Hakkı…
BT’ler herkese ifade özgürlüğünden yararlanmak konusunda emsali olmayan imkânlar sunmaktadır. Bununla birlikte, bu özgürlüğü devlet veya özel sektör sansürü gibi ciddi tehditlere de maruz bırakmaktadır.…
İfade, bilgi ve iletişim özgürlüğüne dijital olmayan ortamda gösterilen saygının aynısı dijital ortamda da gösterilmelidir. Bu özgürlüğün, dijital bir form içinde vücut bulması sebebiyle, AİHS’nin 10.maddesinde yer alan kısıtlamalardan farklı kısıtlamalara tabi tutulması doğru olmayacaktır.…
Üye devletler, bir yandan ifade özgürlüğünü güvence altına alırken öte yandan ırkçı nitelik taşıyan veya ırk ayrımcılığı ve çocuk pornosu içeren yasa dışı içerikler ile mücadeleye ilişkin yerel mevzuatlarının TBT yoluyla işlenen suçlara da uygulanmasını gözetmelidir.…
Üye devletler, devlet ve özel sektör sansürünün önlenmesi için hukuki ve pratik önlemleri muhafaza etmeli ve güçlendirmelidir. (…)”…
Mahkemenin alıntıladığı bir diğer Avrupa Konseyi metni ise 28 Mayıs 2003 tarihli…
“(…)…
İlke 1: İnternet için içerik kuralları…
Üye devletler, internet içeriğine, diğer içerik dağıtım araçlarına getirilen düzenlemelerin ötesinde bir sınırlama getirmemelidir.…
(…)…
İlke 3: Devletin ön kontrolünün bulunmaması…
Kamu otoriteleri, engelleme veya filtreleme gibi genel önlemler vasıtasıyla, sınır tanımayan bir şekilde toplumun bilgiye veya internet ortamındaki diğer iletişim olanaklarına erişiminin önüne geçmemelidir. Bu durum küçüklerin bulunabileceği okul veya kütüphane gibi yerlerde onların korunması amacıyla filtreleme yapılmasını engellemeyecektir.…
Yetkili ulusal makamlar bunun yasal olmadığı hususunda geçici veya nihai bir karar verdikleri takdirde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin 10.2 maddesinde yer alan güvencelere saygı gösterilmesi kaydıyla, açıkça tespit edilebilen bir internet içeriğinin silinmesi için veya alternatif olarak, buna erişimin engellenmesi için gerekli önlemler alınabilir.…
